'Her gün odamda oturuyor, kitap okumaya çalışıyordum. Bir tek harfini bile fark etmeden sayfaları çeviriyor, bazen, dikkat etmeye azmederek baştan başlıyor, fakat birkaç satır sonra gene zihnimin başka yerlerde dolaştığını görüyordum.'
(spoiler!!!)
kitabı merakla, her sabah metro yolculuklarında okudum. yeri geldi otobüse yetişememek pahasına son sayfayı hızla okuyup koşturdum ama sonu beni tatmin etmedi ne yazık ki. amerikalının cinayetleri işleme sebebini anlamadım. içi boş geldi açıkçası. kemal'i onun öldürmüş olması akıl alır gibi değil. madem basın toplantısında açıklayacaktın katil olduğunu neden bir kişiyi daha öldürme zahmetine girdin? etkisiz hale getirip kapatsaydın bir kenara diye düşünmeden edemedim. yüzbaşı ile esra'nın son durumları ne olacak peki? sonu tamamen açık ve belirsiz olan kitaplardan gitgide sıkıldım sanırım. zaten hayatın kendisi de böyle belirsizliklerle doluyken üstüne bir belirsizlikle daha uğraşmak beynimi yoruyor onun dışında çok sürükleyici bir kitap. katil kim diye düşünmek insana keyif veriyor, kendini bir
dedektif gibi hissediyorsun. sonu dışında beğendim ve bir kararım netleşmiş oldu. okuyucunun hayal gücüne bırakılmış kitaplar benim için efsaneler listesine giremiyor :/ umarım fikrimi değiştiren bir kitapla karşılaşırım.
PatasanaAhmet Ümit · Doğan Kitap · 201029,3bin okunma
Deli dedikleri kişi, hırsızların, uğursuzların kuşatmasında bunalmış kişidir. Zavallının aklını kaçırmaktan başka çaresi kalmamıştır. Onun öfkesi adama zarar vermez. Verse verse kendine verir..
Aşk ulaşamayacağın birini abartarak, onun kafandaki ideal kişi olduğunu sanarak, tutkuyla bağlanmaktır. Aradaki engeller ne kadar artarsa bu yanılsama o kadar tutkulu olacaktır.