Burcu

Kendisini gayet yakından tanımak fırsatını bulmuş olan Fransız Büyük Elçisi Kont de Chambrun, yukarıda bahsettiğimiz hatıratında, O'nun hakkındaki kanaatlerini yer yer şöyle açıklamaktadır: Mustafa Kemal: hükümdar, diktatör, halife ve daha birçok şeyler olabilirdi, fakat büyük adam olmak için O'nun parlak unvanlara ihtiyacı yoktu. Hazırladığı ve kendi ölçüsüne göre kurduğu bir Cumhuriyetin Reisi olduktan sonra çizdiği medeniyet yolunda yürümeye başladı. Kendisi, şüphesiz, tahta çıkabilirdi. Fakat basireti buna mani oldu. Kibirsizdi: gösterişi sevmez, övünmesini bilmezdi. Her gün biraz daha filozoflaşıyor, halk arasında kıymeti artıyordu. Milletin sevgisi ile Cumhurbaşkanlığına getirilip kılıcını astığı, üniformasını çıkardığı günden beri sözlerine sadık kalmıştı. Şeritsiz, sırmasız olan bu haki üniformayı, askerleri, kim bilir, kaç defa ilk hatlarda görmüşlerdi. Şimdi O, kuvvetlerini Türk Milletinin inkişafına hasretmişti; ne orijinal adam? İhtiraslarını tahdit etmesini biliyor, hayatı bir rekabet muvazenesi sayesinde, devam eden yorgun bir memleketi, milletler cemiyetinde aza olan canlı bir devlet haline getirmişti.
Sayfa 59 - Yapı Kredi Yayınları, 11.Baskı, Şubat 2022·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Bu arada; fani hayattan çekildikten sonra, yerine geçen zatın -nasıl bir muhakeme ve mucip sebeple olursa olsun- resmen (milli şef ve partinin değişmez başkanı) ilan edilmiş olmasının, O'nun ısrarla peşinden koştuğu ideale her bakımdan çok aykırı bir hareket olduğunu belirtmekten kendimi alamıyorum.
Sayfa 58 - Yapı Kredi Yayınları, 11.Baskı, Şubat 2022·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Milli kurtuluş mücadelesini eşsiz zaferiyle sona erdirdikten sonra, eğer isteseydi, O her şey olabilirdi; mesela, müstevlilerle beraber, memleketi terk edip giden son Osmanlı padişahının yerine geçmek, kendisi için işten bile değildi. Bu suretle kalan ömrünü, halkın muhabbet ve minnettarlık halesiyle çevrili olarak, büyük bir ihtişam ve rahatlık içinde tamamlayabilirdi. Bu hem mümkün, hem de bencil bir insan için tutulacak en çekici ve üzerinde yürünmesi, o nisbette, kolay bir yoldu. Fakat istemedi: şahsı için kuvvet, paye ve unvan peşinde koşan beşeri ihtiraslara mağlup bir insan değildi. Bu yoldaki teşvik ve tekliflere hiç iltifat etmedi "Kendilerine bir milletin talibi tevdi olunan adamlar, milletin kuvvet ve kudretini, yalnız ve ancak milletin gerçek ve elde edilmesi mümkün menfaatleri yolunda kullanmakla görevli olduklarını bir an hatırlarından çıkarmamalıdırlar" sözleriyle ifade ettiği akidesine bağlı kaldı. Kazandığı bütün kuvvetleri yalnız memleketin hayrına ve menfaati uğruna kullandı: padişahlığı kaldırıp Cumhuriyet ilanını sağladı. Arkasından, hiç tereddüt etmeden, medeniyet alanında ilerlememize engel olup saf halka, kutsal olarak tanıtılmış olan birtakım geri ve kötü müesseseleri; birer birer yıkmak gibi çetin, aşılması güç ve bilhassa şahsı için çok büyük tehlikelerle dolu bir yola girmekten çekinmedi: çekinmedi çünkü taparcasına sevdigi aziz milletinin gerçek kurtuluşunu bu yolda görüyor ve teşebbüslerinde başarıya ulaşacağından emin bulunuyordu. Millete hizmet bahis konusu olunca, her fedakarlığa katlanmak ise O'nun hiçbir durumda değişmemiş olan şiarı idi.
Sayfa 58 - Yapı Kredi Yayınları, 11.Baskı, Şubat 2022·Kitabı okudu
Tarih
Tarsus’ta Gençlerle Konuşma
"...Saygıdeğer gençler, hayat, mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır. Galip olmak, mağlûp olmak. Size, Türk gençliğine bıraktığımız vicdani emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız.Milletin yükselme yolları ve şartları için yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle kararsızlık etmeyin. Milleti o yüksek dereceye götürmek için dikilecek engellere hep birlikte engel olacağız. Bunun için beyinlerinize, düşüncelerinize, bilginize, gerekirse bileklerinize, bazularınıza bacaklarınıza başvuracak, fakat sonuçta mutlaka ve mutlaka o amaca varacağız. Gerek burada ve gerek seyahat ettiğim bütün yerlerde genç arkadaşlarınız, hep sizler gibi hisli, kararlı ve cesurdur. Bundan dolayı şimdiden geleceğin parlak ufuklarını görmekle mutludur. Bu millet sizin gibi evlâtlariyle lâyık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır.Beni çok memnun ettiniz. Huzurunuzla ve özellikle kararlı sözlerinizle mutluyum. Size, arkadaşlarınıza ve Tarsus halkına teşekkür borçluyum." Hâkimiyeti Milliye, 25.3.1923 Mustafa Kemal Atatürk

Burcu

, bir kitap okudu
8/10
·455 syf.·
Beğendi
·
69 günde okudu
·
2023 22. kitabı
Bülent Tanör
8.6/10 · 411 okunma