Krizlerimiz baskıladığımız yerde yoğunlaşıp artık baskılanmayacak bir basınca gelince, yani ruhumuzun kömürü elmasa dönüşünce, duygularımız bir yanardağı volkanı gibi bilincimizin en derininden öyle çıkarlardı ki yüzeye, hallerimize bulaşır, karakterimiz işte o zaman yüzeye ulaşırdı.
Anlamak cennet kapılarının anahtarıdır, çünkü ancak anlayınca insanlaşır ve ancak insanlaştıkça cenneti dünyada var edebilecek o yüce çabaya geçebilirsiniz. Tüm öğretiler bizlerin insana dönüşmesi içindir.
Reaksiyondu hayat, insanın kimyasını değiştiren, zihni düşünceden düşünceye, analizden analize ve nihayetinde şekilden şekile sokabiln zincirleme bir reaksiyon ve merak bu reaksiyonun atmosferiydi. Neyin merakına takıldıysa zihnimiz onun dünyasında var oluyordu gerçekliğimiz. Sorgulamak insanlaşmanın, insanlaşmak uyanmanın şartıydı ve sorgulayan biri, bir gün mutlaka ayağa kalkardı.
Gerçeği bilemezsiniz, çünkü neyi bilip bilmeyeceğimize gerçekler değil, birileri karar veriyor. Tarihi yazanlar sizin geçmişinizi bile istedikleri gibi yazıyorlar.