Burcu Karakuzu

Puan vermedi·282 syf.··
2025 6. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 19:46
Öncelikle ben uzun zamandır oku oku oku denilen bir kitabı ancak kendimi iyi hissetmeye başladığım bir zamanda okumaya karar verdim o da Gece yarısı kütüphanesi oldu. Kitap dili öyle çok çarpıcı, altı çizilecek, çok cümle vardı aşııırıııı edebi eser diye övmeyeceğim. Kitabın anlatımı ve akışı çok samimiydi. Düşünmeye sevk eden her kitabı çok seviyorum ben. Benim pişmanlıklar kitabımı yapmam için beni teşvik etti en azından. Evet hayatlarımızda zorluklar var. Evet ne yapacağımızı bilmiyoruz. Ama bu hayat bizim ve biz bu hayatla mutlu olmayı öğrenmek zorundayız. Paralel evrende ki bende umarım mutludur ben oraya o buraya gelmek için çabalamıyordur. Ama bu kitaptan sonra oturup uzun uzun düşüneceğim bir kaç konu var; 1 - Ben hayatımı benim için mi yoksa başkaları için mi yaşadım? Yaşamak istiyorum? 2 - Bu hayatımda pişmanlıklar kitabımda ki çoğu pişmanlık bana mı ait yoksa ben aitmiş gibi mi hissediyorum? 3 - Gerçekten bana verilen bu hayatta mutlu olmayı ya da sevmediğim şeyleri değiştirebilme gücünün aslında kendimde olduğunu neden anlayamıyorum? Konu böyleceee uzayıp gidecek. Genel olarak yazımı beğendim. Yazarın sempatik dilini sevdim. Şimdiden iyi okumalar arkadaşlar.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·536 syf.··
2017 32. kitabı
Bence insanın kendinde keşfetmesi için gereken her şey bu kitapta var. Neden bu kadar eleştirildiğini anlayamadığım bence Buket Uzuner’in muazzam bir eseri. Her kitabı herkes sevemez elbette ama bence beğenmeyen arkadaşlarımın kitabı doğru zamanda, doğru psikoloji ile okumadıklarını düşünüyorum. Kozmopolit bir şehir olan İstanbul’da bir şekilde etkileşimde olan 15 kişinin 4 saat içerisinde ki hayatlarını konu alıyor. Buket Uzuner karakterleri o kadar güzel tahlil ediyor ki keşke dışarıdan bizi de böyle inceleseler, analiz etseler dedim. Belgin çok bencil bir adamın elinde heba olacakken Anadolu’nun bağrından kopup gelen Adanalı bir heykeltıraş olan Ayhan Pozaner ile tanışıyor ve hikâye başlıyor. Kitapta Buket Uzuner karakter analizini bırakınca siz de o sırada kim doğru, kim yanlış ayırt etmeye başlıyorsunuz. Hazmedilerek okunması gereken güzel bir kitaptı. Ben kitapta en çok Kete’yi ve kırmızı ayakkabılarını sevdim. Ayhan Pozaner’e de âşık olduğum doğrudur. (:
İstanbullularBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20151,409 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2017 15. kitabı
Bosna ile alakalı anlatılan korkunç hikâyeler, yazılan kitaplar, çekilen filmler hep çok değerli olmuştur. Dünya üzerinde bir çok yeri görme arzum var, yola revan olma isteğime engel olamıyorum ancak bir yer var ki benim gönlümün başkenti; SARAYBOSNA. O kadar acı yaşanmış ki, öyle kekremsi bir tat ki gidip toprağına elimi sürüp içim çıkarcasına ağlamak istiyorum. Bu kadar yakın bir tarihte bu kadar çok acıya, bu kadar çok ızdıraba siz nasıl katlanabildiniz? Ellerinizden hayatlarınız alınırken nasıl ayakta durabildiniz? Nasıl tekrar gülebildiniz? Kitabı beynime kazıdım, Leyla’yı beynime kazıdım. Spoiler vermekten çok hoşlanmadığım için yazamayacağım ama bu kitabı mutlaka herkes alıp okumalı. Başının ucuna koymalı, vatansız bırakılmaya çalışan bir milletin onurunun nasıl elinden alındığına dair gerçek bir yaşamdır bu. Helal olsun sana Leyla, sen bu acıya rağmen ayakta kalabildin ya. Bundan sonra ki hayatında ayağına taş değmesin. Okuyun, okutturun. Dalgalandığı yerde ne korku, ne keder denilen bayrak bize emanettir. Vatansız millet, milletsiz vatan olmaz. Bunu iyice kazıyalım ki beynimize dört elle hem hayatımıza, hem vatanımıza sahip çıkalım.
LeylaAlexandra Cavelius · Pegasus Yayınları · 20168,9bin okunma
Puan vermedi·359 syf.··
2018 1. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2018 09:06
Bizim Yunus’un aşk için aşktan, kendinden nasıl vazgeçtiğini, bu yolda neler kaybettiğini,neler kazandığını hepsini sanki yanındaymış gibi yaşatan muazzam lezzetli bir eser. Tüm eserlerin damakta bir tat bıraktığına inanırım ben. Öyle muazzam, öyle nefisti ki şu an bu incelemeyi yazarken bile koşa koşa gidip tekrar okumak isteği ile doldu içim. Kitapta çok fazla öğretici kıssa vardı,okuduğumun üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen hâlâ oradan örnekler verebiliyorum. Okurken akıp giden bir kitap beyninize mermere kazınır gibi kazınabiliyor. İskender Pala keşke tüm kitabın altını çizerek bize yollasaymış, kelimeleri raks ettirmiş. “Yol bu, yola çıkıp varmayan, yoldan çıkıp varan yoktur. Yolu sorar isen, yol tektir. O da Hakk’a doğrudur. İşte, o sebepten tek bir yaratılmış yoktur ki, Hakk yolunda olmaya.”
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,9bin okunma
Puan vermedi·286 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2020 02:20
Gülseren Hocanın ikinci kitabı ve bence Madalyonun içi, Günahın Üç Rengi kitaplarında ticari kaygıları daha az olduğu için çok samimi bir anlatım var. Tüm kitaplarını okumuş bir okuyucu olarak ikisinin yeri çok ayrıdır. Bir kere çok heyecanlı ilk kitapları olduğu için, dilde çok yanlış var. Anlatımda kesintiler var ama bence bunlar çok güzel detaylar. Ben bu toyluğu seviyorum. Çok fazla karakter var ve birini kendine yakın hissedip hatanın nerede olduğunu anlıyorsunuz (hayatımızla alakalı) . Kitaplar çok eleştiri almış "çok az bilgi verilmiş" "seanslarla alakalı bilgiler anlaşılır değil" "nasıl çözümlediği belli değil" vs vs vs... Nasıl bir anlatım bekleniyordu anlamıyorum, sen bu kitapları okuduğun zaman zaten kendinle alakalı bir problem varsa onu çözümlemek için bir uzmana danışmalısın. Bu kitap senin psikolojik sorunlarını çözmek için değil eğer varsa anlamana yardımcı olmak için. Bence güzel bir kitap,okunmaya değer.
Günahın Üç RengiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201916,5bin okunma