Romanın yerini hiç bir sanat dalı tutamaz. Tarih bize olayların kaba çizgilerini anlatıyor; romanlar ise etten kemikten, yaratılmış insanların duygusal dünyasını, yaşadıklarını, hırslarını, öfkelerini, sevdalarını betimlemekte.
Roman, insan ruhunu didik didik etmenin en gelişmiş biçimi. Ne sinema ulaşabilir o derinliğe, ne müzik ne de resim!
Sizi bilmem ama ben dünyada en çok cehaletten korkarım. Çünkü cehalet kendi bildiğinin dışında bir bilgi ve düzey olduğunu fark etmeyen bir kör karanlıktır.