Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle, kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.
İçimizdeki şeytan, pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok. İçimizde aciz var, tembellik var, iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak ihtiyadı var.
Herkes ne diyecek?... Fakat bu âna kadar herkesten ne gördüm ki? Bana en yakın olanlar dahil olmak üzere bu herkes dedikleri şey, beni üzmekten, hayatımı manasız bir hâle sokmaktan başka ne yaptı?