Sağanak
arkama bakıp da, elveda diyemedim sevdalıma. bekledim yağmurun altında. gelir de bir buse kondurur diye yanağıma. bulutlar ağlıyor sandım başta. yüzümdekiler gözyaşlarımmış aslında. olur ya gelir diye bekledim yağmurun altında. üşüyorum sandım başta. hasretinden donup kalmış kalbimmiş aslında.
kalbin atıyor, belki de atmıyor yumrukları göğsünün hayali duvarlarını geçiyor öyle uzaklara dalıyor ki buğulu gözlerin, halbuki tek ihtiyacın, çatık kaşlarını dindirecek bir buse
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yüreği kendisine benzeyen insandan vazgeçemiyormuş insan. Sabah güneşi gibisin sevgilim. Ve sabahın ilk ışıkları pencereye vururken aklıma düşen ilk sen oluyorsun ya içime o ışıklarla dolan huzurun adını koyamıyorum içimde. Öyle çoşkulu öyle güçlü bir his ki. Gözlerimi açar açmaz aynı şehirde senin de yeni bir güne başladığını bilmek içimi sıcacık ediyor. Tüm yanımda olmayışlarına inat, Yumuk gözlerini açışını hayal etmek, Seni uyandırmak için küçücük bir Buse kondurduğumu hayal etmek, Mızmızlanıp uyanmak istemediğinde kollarının arasına geri uzanmak, Sıcaklığını hissetmek sabahın ayazına inat.. Saatlerce ertelenen kahvaltı yerine kokunla doyduğum sabahlar.. Günaydın sevgilim🌼 Umarım bugün yüzünden tebessüm eksik olmaz. Umarım kahveni içerken aklına ben düşerim ve sebepsizce gülümsersin. Çünkü bilmeni isterim ki ben sabahları yalnızca güne uyanmıyorum, seni sevmeye de yeniden uyanıyorum. Ne tuhaf değil mi? İnsan birini bu kadar severken en sıradan şeyler bile anlam kazanıyor. Günaydın demek bile sadece bir selam olmaktan çıkıyor. İçine özlem karışıyor, sevgi karışıyor, kavuşacağımız günlerin hayali karışıyor. Bugün gökyüzüne baktığında bil ki ben de bakacağım. Bir kuş sesi duyduğunda bil ki ben de duymuş olacağım. Ve gün içinde ne kadar yorulursan yorul, bir yerde seni düşünen, sen mutlu ol diye dua eden bir kalbin olduğunu unutma. Benim için günün en güzel yanı güneşin doğması değil; senin varlığını bilmek. Çünkü sen hayatıma geldikten sonra sabahlar daha aydınlık, kahkahalar daha neşeli, hayaller daha renkli oldu. Bugün kalbini yormadan, yüzünü güldüren güzelliklerle geçsin. Yoluna güzel insanlar, güzel haberler,
Seni mi sevdim yoksa seninle fark ettiğim yeni beni mi? Yanılsımamıydı yoksa hakikat bumuydu Bilmeden yürüdüğüm yolları, kaldırımları Güneşin yaprakları ısıttığı gibi içimi ısıttın bir kış güneşi gibiydin benim zamanım sadece geceydi ayla iyi anlaşırdık ışığını senden almış ama bana tozu kalmış kimim hiç bilmiyorum iyimiyim meçhul Bana soru sormayın Beynim sen de dahilsin Çıkan tercihlere göre şekillenirsin Meğer hiç tanıyamamişım seni Şeftali bahçelerinden geçerken Sular yeninden ısınırken Güneş geceyi bekleyip Ay gündüzle kavuşurken İzlediğim milyon sema içinde Bir buse geldi yüzüme Düşündüm kendimce Ben kendimde miydim Yoksa kendim bana tahammülü kalmayıp yüzüstü mu bıraktı beni O da mi bıraktı beni Sevgi nedir mutluluk nedir Neden aptal soyut sorular beynimin içinde İyide banane düşünme Uyumak istiyorumm Kaynak: saçmalardan seçmeler Yazar: pekmez olan beyin hücrelerim
Ben sana sırtımı yaslamadım hiç. Seni ta en başından beri sırtım bildim. İnanmak nedir diye düşündüm bugün biraz.Benim dışımdaki insanlar için sadece bir kelimeden ibaret olma ihtimalini düşünmek istemedim çünkü her insan için inanmanın başka başka sebepleri olduğu gibi farklı inanış şekilleri de olabilir diye düşündüm. Sonra benim için inanmanın ne demek olduğunu düşündüm epey. İçimdeki inanma tanımının benim için “bir ömürlük bekleyişin, sabrın ve sevginin adı”. olduğuna karar verdim.. Birine inanmak tam da böyle olmalıydı çünkü. İnanmanın içinde sabır olmalı,beklediğin yahut bekleyenin olmalı ve en çokta sevgi olmalı. Senin içinde en çok ne var derseniz üçünü birbirinden ayıramam derim. Sevginin olmadığı yerde sabır da olmaz, Sabrınız birazcık eksikse beklemekten de yorulursunuz. Ve yorulduğunuzda sevginiz eksilmez belki ama sevdiğinizi de yormaya başlarsınız. Tıpkı benim gibi. Sevgi ne kadar büyük olursa olsun eğer o sevgiyi ifade edişiniz yaralıyorsa sevdiğinizi işte o zaman sabır dediğimiz o his yerini öfkeyle savaşa bırakıyor zamanla. Ben sana inanmayı seçtim. Her şeyden önce buna inanıyorum. Aramıza giren mesafelere, geçmeyen günlere, bitmek bilmeyen özlemlere rağmen içimde bir yer var hiç vazgeçmeyen. Neden vazgeçmiyorsun dersen de; “Sana inanmayı bırakınca kendini kaybediyorum” derim.. Çünkü sana inanmak kendime inanmak benim için. Çünkü sana inanmak iki nefeslik ömürde şu yalan hayata inanmak. “Her şey güzel olacak” derken sen her şeyin güzel olacağına inanmak sana inanmak. Sana inanmak gökyüzünde bir serçe misali süzülüp en sevdiğim dallarda soluğumu kesen rüzgara karşı durup yeniden o rüzgara rağmen kanatlanıp uçmak gibi. Yorgunum biraz son günlerde. Geceleri uzun uzun düşünüyorum; Sesini duymadan geçen günleri, sana sarılamadan uyuduğum