Buse Saraç

Buse Saraç
@buse_srcc
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 64. kitabı
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği. 1968’deki Prag Baharını, Sovyetler Birliği’nin Çekoslovakya işgalini arka plana alarak dört ana karakter olan Tomas, Tereza, Sabina ve Franz üzerinden bir kurgu yaratıyor yazar bu kitabında da. Tomas ve Sabina özgür ruhlu, Tereza ve Franz ise hayatlarının anlamını başkaları ile kurdukları bağda bulan karakterler. Yazar karakter oluşturmakta o kadar iyi ki karakterlerin bir sonraki hareketlerini tahmin edebilmeye başlıyorsunuz bir süre sonra. Bu kitabı okuyan herkesin kendine, ilişkilerine, aile hayatına, hayata bakışına, hayvan sevgisine bir şeyler katacağına eminim. 5/5 "İnsan, yaptığı bir hareket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur."
Edebiyat
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
Reklam
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2020 65. kitabı
"İnsan, yaptığı bir hareket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur." Kimlik. Milan Kundera'nın güzel bir ders veren minicik kitabı. Yaşı ilerlemiş bir kadın olan Chantal ve ondan dört yaş küçük sevgilisi Jean-Marc arasında geçiyor kitap. Erkeklerin artık kendisiyle ilgilenmediğini düşünen Chantal'a, bir gün isimsiz bir mektup geliyor ve olaylar bununla başlıyor. İletişimsizlik, güven sorunu, bireylerin kendi içlerinde asla yok edemedikleri yalnızlıkları, kuşkuları,bu sorunların cinsel hazza etkisi üzerine kurulu bir hikaye. Ben Kundera'nın anlatımını hem sade hem anlam yüklü buluyorum ve seviyorum. Okurken kendi düşüncelerimi görüyor gibi oluyorum bazen. Eğer daha önce hiç Kundera okumadıysanız Kimlik ilk kitabınız olabilir.
Edebiyat
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,569 okunma
9/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2020 67. kitabı
Serenad benim ilk kitabım Livaneli'nden. Müziğin,bilimin ve sanatın iç içe geçtiği bir kitap bu. Aşkı derinden hissettirmesine rağmen “Kitaba özellikle aşk romanı demedim. Aşk kelimesi çok kirletildi” diyor Livaneli. Haklı da bence. Serenad sadece aşkın romanı değil. İstanbul Üniversitesi'nde görevli 36 yaşındaki Maya Duran'ın, 87 yaşındaki Alman asıllı Amerikalı profesör Maximillian Wagner ile yaşadıklarını anlatıyor kitap. Altmış yıllık aşkının izini sürmek için profesörün İstanbul'a gelmesi, hem kendisinin hem de Maya’nın aile sırlarını ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda II. Dünya Savaşı'ndaki Yahudi soykırımı, Ermeni ve Kürt sorunları,Struma Faciası gibi tarihi konulara da değiniyor yazar.Ben bu kitabı bir günde bitirdim ve bitirdiğime pişman oldum doğrusu. Gözümü kapattığımda Profesör'ü görüyordum resmen. O kadar etkilendim ki, kitaba ismini veren 'Serenade' bestesini çalmayı öğrendim piyanoda. Livaneli'ye bize böyle güzel bir eser bıraktığı için teşekkürlerimi iletiyorum. Eğer okumadıysanız bir sonraki kitabınız kesinlikle bu olmalı. 5/5
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma

Buse Saraç

, bir kitap okudu
9/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2020 67. kitabı
Zülfü Livaneli
8.9/10 · 163,9bin okunma
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
Frankestein. Gotik edebiyat tarihinin ilklerinden kabul ediliyor. Yazar gördüğü bir rüya sonucu yazıyor bu kitabı. Küçükken çizgi filmlerde, dizilerde hep duyuyorduk Frankestein ismini ve onun hikayesini. Ben kitabı okuyana kadar o "Yaratık"ın isminin Frankestein olduğunu sanıyordum. Oysa baş karakterlerimizden birinin adı Victor Frankestein. Bir deney sonucu kadavra parçalarından bir canlı ortaya çıkarıyor ve sonrasında akla gelemeyecek şeyler yaşıyor Victor. Kendi yarattığı bu yaratıktan tiksiniyor, korkuyor. Onun kendisinden güçlü olduğunu iliklerine kadar hissediyor. Yaratık'ı anlamak istiyor insan okurken. Kimseyi tanımıyor, konuşmaya çalıştığı insanlar ondan görüntüsü yüzünden kaçıyor. Üzülüyorsunuz ilk başta ama sonra yaptıklarını da doğru bulmuyorsunuz. Bir de bu kitabın diğer adı "Modern Prometheus" diye geçiyor. Birer kahin olan Prometheus ve kardeşleri Zeus’tan çok daha güçlüymüş. Zeus'un bir gün tahttan düşeceğini biliyorlarmış ve bunu Zeus'a söylemişler. Prometheus da Zeus için bir kuşku, korku kaynağıymış. Tıpkı Frankestein'ın kendi yarattığından korktuğu gibi. Kitabı okurken yer yer sıkılsam da asıl hikayeyi öğrenmek ve üstüne araştırma yapmak benim çok hoşuma gitti.
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · Zeplin Kitap · 202021,7bin okunma
Reklam