Buse Asude

Umudu gösteren paragraf
*Gerçekleşmesi için çok önceden dua ettiğim, şimdi belki o günü görebilmenin umudunun içime yeniden doğduğu paragraf: “Daha geniş bir saksıya alınmış bir bitki gibi çiçek açmış ilişkileri, ferahlamışlar. Özlemişler de sanki birbirlerini, birbirini çok özlemiş iki insanın sevecenliği vardı üstlerinde; ayrı geçen zamanda bütün kavgaları unutmuş, her şeyi affetmiş, insan etinin ağırlığından sıyrılmış, yüreği hafiflemiş iki insan gibi oturuyorlardı karşımda.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kurtarma Gemisi
Tam olarak nesiydi acaba beni bunca etkileyen? Bu afyon etkisinin sırrı neydi? “İnsan türü ancak kendini mahvedene hayran olur” diye okumuştum bir kitapta.Mahvedilmekteydim. — Boynumun çok güzel olduğunu söylemişti bir kez. Kıvırcık saçlarımı bir topuzun içine kıstırırken gördüğünde beni ilk. — “Üzgünüm” dedi. Tekrar. “Üzgünüm” demek yasaklanmalıydı. “Üzgün olman ne büyük kibarlık... Ama... Biliyor musun... Böyle olacağını hiç düşünmemiştim.” “Bilemezdin.” İçimde şehirler yıkılıyordu. Saat kuleleri, yüksek binalar, köprüler, caddeler yerle bir oluyordu tek tek. Büyük bir gürültü ve her şeyi yutan bir toz bulutu. Göktaşı yerküreme çarpmıştı. Felaketin çapını tahmin etmek şimdilik zordu.Sadece çığlıkları işitiyordum. Göz gözü görmüyordu. Kan revan. Gözyaşı. Ayağa fırladım. Sandalyem arkaya devrildi. ... — Tek tek topuzumdaki tel tokaları çıkardım. Masada tek başına kalmış kaşığı alıp arkasındaki yansımada kendime baktım, kızarmış gözlerime, beyaz boynuma. *Saçlarımı saldığımda kesinlikle daha güzeldim.*
İşte her şeye cesaret veren o hikayeden.·Kitabı okudu
“Bir dünya kurmak için bit kadar şeylerin yetebildiğine inanmaktı.”
Sayfa 36·Kitabı okudu
Telefon Kulübesi
Bugün o telefon kulübesinin önünden geçtim. Eski evimizin arka sokağındaki. Şu, kırtasiyenin önündeki hani, arkasındaki duvarda bir vakit “Zaman asla ölmez. Çember yuvarlak değildir” yazan telefon kulübesi. ... Duvar devlet grisine boyanmıştı. Boyanın kalınlığından tek kat atılmadığı belliydi. Birileri habire yazmış, birileri habire griyi vurmuştu duvara.Duvar bilmeden birilerinin yazılmamış tarihinin kaydını tutmuştu belli ki. ... Can acısının yok edilemeyen izleriyle doluydu şehrin duvarları.Ancak bir kazı orada saklananı çıkarabilirdi gün ışığına. Duvarın özüne doğru ilerledikçe keşfedeceğimiz her cümle, nice hikayenin şahidi yapardı bizi. ... Böyle bir dünyada insanlar nasıl yaşıyor? Anlatacak ne çok şeyimiz var, seyrettiğimiz film bize bir şey yapmış, susuyoruz. Bir gün de dargınız, bilemedim şimdi ne diye, sen önde, ben birkaç adım arkanda, suratımız beş karış. Durmaksızın eve dönüyoruz kafamın içinde. Paranteze alınmış bir zaman dilimi boyunca hep baştan, en baştan eve dönüyoruz, ezelden beri ve sonsuza kadar. — Kalemlerin olduğu rafa gidip bir tane keçeli kalem aldım. Parasını hızlıca ödeyip dükkandan çıktım, telefon kulübesinin yanına gittim. Arkasındaki duvarın tertemiz grisinin üzerine büyük harflerle “ZAMAN ÖLMEZ.ÇEMBER YUVARLAK DEĞİLDİR” yazdım.
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2019 03:11
Hikayeleri içinde kaybolup, bambaşka zaman dilimlerine, bambaşka hayatlara dahil olduğum, bir anane nasihati, bir baba yorgunluğu, eski zamanların masum tadını veren bir kitaptı. Masum zamanlara döndürdüğü kadar, şimdiki zamanın acısını çıkarıp evire çevire dövdü de. Saçımı okşayıp şefkat de verdi her hikayede. İyi ki çok değerli arkadaşım bu öyküleri hayatıma, anılarıma kattı...
Edebiyat
Bazen BaharMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 20155,3bin okunma