Tam beş ay süren okuyamama durumumu sonlandıran bir kitap oldu Huzursuzluk. Belki de bu yüzden, konusu gereği oldukça karamsar, son derece iç karartan durumlara değinse de bana çok iyi geldi. Aslında iyi gelen kısmı sayfalar arasında kaybolmayı özlemiş olmam olabilir.
Onun dışında Mardin doğumlu, İstanbul'da gazetecilik yapan İbrahim'in, çocukluk arkadaşı Hüseyin'in öldürülmesi sonucu Mardin'e giderek yaşanan olayın peşine düşmesini hayretler içerisinde okudum.
Daha önce Livaneli kitabı okumamıştım. Huzursuzluk'u da aslında bu karamsar konusundan dolayı erteliyordum. Fakat bunun yanı sıra o kadar çok şey öğrendim ki... Belki de günümüzün gerçeklerini ancak bu kadar net ve güzel bir şekilde yüzümüze çarpabilirdi.
İnsanlığın geldiği noktayı, doğu-batı ayrımını ve bunun insanlar üzerindeki etkisini, doğru bilinen yanlışları okuyucuya sıkmadan, sohbet eder gibi anlatmış. Henüz okumayan varsa, tavsiyemdir.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
O anlattığım adam var ya, karısını döverken çırılçıplak soyunur kadını da soyarmış. Neden, biliyor musun? Hemen akla gelebileceği gibi sapıklıktan değil. Kadının feryatlarını duyan kimse içeri girip onu rahat rahat dövmesine engel olmasın diye. Erkekler içeri adımını atamazmış, kadın çıplak diye, kadınlar da erkek çıplak diye giremezmiş. Şu şeytani aklı görüyor musun?