Bundan sonra yaşamın için kitaplığın boks maçından daha önemli olduğunu anlamaya başlayacaksın; ormanda düşüne düşüne yürümenin sokaklarda tören yürüyüşü yapmaktan daha önemli olduğunu, iyileştirmenin öldürmekten, sağlıklı bir özgüvenin ulusal bilinçten daha önemli olduğunu, ve alçakgönüllülüğün birtakım boş naralardan daha iyi olduğunu anlamaya başlayacaksın.
Hiçbir sorumluluk yüklenmediğin içindir ki, evin derme çatma ve sanki bir kum tepeciği üzerinde duruyor. Tavan başına çöküyor ama sen, 'proleterlik onurum' ya da 'ulusal onurum' sağolsun, diyorsun.