Uzun zamandır okuduğum en tatlı kitaplardan biriydi “küçük kadınlar”, sizi ilk sayfadan içine çeken ve o herkesin bildiği klasik cümledeki gibi “başka bir dünyaya götüren” cinsten bir kitaptı diyebilirim. Okurken içim hep kıpır kıpırdı. Kitabımız; bi erkek edasında etrafta dolanan jo, lüksün hayaliyle yaşayan meg, her şeyden mutlu ve tatminkar beth, biraz kibirli amy ve bu birbirine asla benzemeyen tatlı kızların anneleri üzerine kurulmuş bir perdeden oluşuyor demek yanlış olmaz. Bu kızlar birbirinden bu kadar farklı karakterlere sahip olmalarına rağmen birbirleriyle olan bağları çok güçlü, idalleri iyi birer birey olabilmek ve onların çok güzel bir yol göstericileri var “anneleri”. Hayat iniş ve çıkışlarla doludur. Bir yıl zorluklarla geçerken, öbür yıl içiniz mutlulukla dolup taşabiliyor. Bugün ağlıyorsak bunun nedeni muhakkak yarın güleceğimiz içindir. Bu kitap bana her şeye rağmen naif olmanın, sevginin şu hayattaki her şeye galip gelebileceğini bir kez daha anlattı. Naif sevgimiz, bizi her savaştan galip çıkarabilecek güçte... Biraz sabır, biraz çaba; hayatta taşıdığımız tüm yükleri hafifletmek için en denenebilir ve en kolay yöntem. Ben bu tatlı kızların hikayelerini okurken hiç bitmesin istedim, her yönüyle muhteşem olan bu kitaba ne kadar övgü yağdırsam az... Okuyun, okutun.
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,6bin okunma
Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar, cevap verir, konuşurken, sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!