"Yani her birimiz içimizde küçük bir evren taşıyoruz, bu evren bir bilgisayarın boş sabit diski gibi bilgiyle, duygularla, deneyimlerle doldurulmayı bekliyor. Her zaman da bekleyecek çünkü zihnimiz yorulmak bilmez. Bilinç uyuduğunda da çalışmaya devam eder.
Artık evren hakkında, uzak galaksiler ve bizden milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki gezegenler hakkında bir yığın şey biliyoruz. Ama içimizde taşıdığımız ve bizi bağımsız kişiliklere dönüştüren bu çok özel evren hakkında hâlâ çok az bilgimiz var."
"Hiç kimse ilk düşüncesini hatırlayamaz. Bizim için her şeyin başladığı o çok özel anı. Var olduğumuzu kavradığımız anı. Var olmaya başladığımız anı.
Oysa daha doğduğumuz anda beynimiz gelişimini eksiksiz tamamlamıştır. Yaklaşık yüz milyar sinir hücresi vardır, bunlar da yaklaşık yüz trilyon sinapsla birbirine bağlıdır.
Akılalmaz bir sayı değil mi? Kesinlikle öyle çünkü bu sayı Samanyolu'ndaki bütün yıldızların toplamından bin kat fazla."
"Sen artık acı çeken, kayıp bir çocuk değilsin. Tamamen farklı birisin. Daha güçlüsün. Artık bir yetişkinsin. Yalnız kalmaktan korkmaman gerek. Dünyadaki en kötü şey bu değil, değil mi?"