"Sahici bir kuşa dönüşüp bu dalların üstünden gökyüzüne kanatlanmayı, yukarıdaki ay ellerinde kaybolup giderek bu dünyadaki insanların yüzlerini artık görmemeyi ne kadar istiyordum."
Sandım ki savruluşlar arasında denk geldi iki ruh birbirine...
Bu bir masaldı ve ben masallara seve seve kanmayı seçen taraftım.
Parçalarım oradan oraya savrulurken, can çekişen duygularımın ölümünü izliyorum bir bir.
-İç çöküşün acısını kelimelerle dindirme çabası bu.
Kendi enkazımın içinde oturuyor, kendimle dertleşiyorum.
Ve onunla iki yabancı olmadığımızı sanmıştım.
Yine "sanmak" ve yine ben. Ne yapayım işte, ufacık bir ışık görsem hemen tutunmaya çalışıyorum ona, elimde değil.
Benim suçum bu: hayallere fazla kapılmak.
Bir hüzün tanesi yuvarlanıp akıyor gözlerimden...