Hayır, anılar bir el kitapçığının bölümlerı gıbı değildi ama birer fısıltı da değildi. İnsanın karanlıkta yalınayak yurürken üzerine bastığı cam parçalarıydı onlar daha çok, çünkü insan bir şeyın kırıldığını unuturdu, şarabı hatırlar ama yere duşen kadehı hatırlamazdı.
Anıların bir el kitapçığı gibi bölüm bölüm olması ve yalnızca belirli durumlarda doğru sözcükleri doğru sıralamayla söyleyebilmeye yaraması gerekirdi ama hepsi birer fısıltıydı, insanı kandıran, acıyla dolduran ya da ikisini birden yapan.