Kitabı başlangıçta insanların bakış açısından okuyor, sonra hızla kitaba adını veren kurt- köpek olan Beyaz diş dünyaya gelene kadar da annesi ve babası Tek göz'den okuyoruz. Beyaz diş doğduğunda artık onun dünyasına tamamen adımımızı atıyoruz sonrası macera dolu bir serüven.. Bebeklik çağını,gelişimini,vahşi hayata attığı ilk adımlarını,açlığı,nefreti,insanoğluyla ansızın karşılaşmasını,verdiği yaşam mücadelesini, insanoğluyla tanıştıktan sonra yaşam yolculuğunda köleliği, tutsaklığı, itaati, acıyı,ve daha nicelerini tatmasını en derinden okuyoruz.Sevginin merhametin dahası şefkat'in ne denli değerli olduğunu, büyük ölçüdeki güzel etkisini görüyoruz.
***
London'a ne kadar teşekkür etsek az kalır.Kuzey'in kararla kaplı o yabani topraklarında ki o yaşam savaşını, insanların ve hayvanların açısından bize aktarması, hayvanların dünyasını keşfetmemize olanak sağlaması.İnsanoğlunu nasıl gördüklerini bize yalınca aktarması o kadar güzel ki....ayrıca kitapta çok güzel yerlere değinildi.. Beyaz dişin annesinin bağlı tutulmasıyla ilk kez tutsaklıkla tanışması, duyduğu derin üzüntü, iç güdüsel olarak bundan hoşlanmaması.Özgürce gezmek, yaşamak,avlanmak bunlar ona atasından geçmişken zalim insanoğlunun bu özgürlüğü çalması aklıma .Hayvanat bahçesi adı verilen demir parmaklıkların çevrelediği cehennemde yaşayan,doğal yaşamlarından koparılıp hapsedilen kötü mumalelere maruz kalan hayvan dostlarımızı getirdi.İşin özü okunması gereken aydınlatıcı güzel temalı bir kitap ara ara küçük sıkılmalar yaşanabilir ama bu da zaten çok normal bir kurdun gözünden dünyayı görüyoruz.