"Galiba ben büyüyünce soytarı olacağım," dedi Dill.
"Evet, efendim, bir soytarı," dedi. "Dünyada başka insanlar için yapabileceğim hiçbir şey yok, gülmekten başka, işte ben de bu yüzden bir sirke katılıp gülmekten öleceğim."
"Ters söylüyorsun, Dill," dedi Jem. "Soytarılar kederlidir, insanlar onlara gülerler."
Atticus haklıydı. Bir keresinde, kendinizi bir adamın yerine koymadıkça, o adamın yerinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlamaya çalışmadıkça o adamı gerçekten tanıyamazsınız, demişti.
"İnsanın yaşı kırkından sonra birer birer değil, onar onar sayılır azizim. Kırkı dört sene yahut sekiz sene geçmiş olmak aynıdır, ona hep kırkını geçkin denir, hüner mümkün mertebe ellisine geç ulaşmaktadır."