Büşra demir

Büşra demir
@busradmr0

Büşra demir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·105 syf.·
10 günde okudu
·
2026 5. kitabı
Yan Lianke
8.2/10 · 6,9bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·464 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 19:17
Arka planda fransız devrimine zemin hazırlayan yaşam koşullarının aktarıldığı Londra ve Paris arasında geçen trajik bir hikaye. Roman doktor Manette’in yıllar süren hapis hayatının sona ermesiyle başlar. Kızıyla birlikte Londra’da yeni bir hayat kurmaya çalışırken kendilerini beklenmedik olaylar içinde bulurlar. Fransız aristokrasisinin halka olan zulmü giderek artar. Buna karşın halkın büyüyen öfkesi devrimin tohumlarını atar. Devrim ile birlikte suçlu masum herkes payına düşeni alır. Herkesin kendince haklı olduğu aşk, fedakarlık ve umudun bir arada bulunduğu kaotik bir ortam… Oldukça akıcı bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap. Devrim öncesi halkın yaşadığı zorluklar, aristokrasinin umursamazlığı çok güzel anlatılmış. Ayrıca yazar şaşıracağınız bir sonla kitabı noktalamış. Listesinde olanlara keyifli okumalar dilerim.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,4bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 16:19
Roman, Çin’de köyleri gezerek oradaki halkın hikayelerini dinleyen bir gezginin Fugui’nin hikayesini dinlemesi ile ilerlemektedir. Fugui’nin oldukça acılı geçen hayatı, Çin’de Toprak Reformu, Büyük İleri Atılım ve Kültür Devrimi gibi yaşanan toplumsal kırılmaların halk üzerindeki yansımalarını göstermektedir. Bunun yanında roman, yaşamanın her zaman mutlu bir serüven olmadığını aynı zamanda çeşitli umutsuzlukları, mutsuzlukları ve acıyı içerisinde barındıran bir yolculuk olduğunu ortaya koymaktadır. Kitap oldukça akıcı bir solukta okuyup bitirebileceğiniz bir roman. Ama okurken hüzün peşinizi bırakmayacaktır.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202669,9bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 23:34
Roman temelde ana karakter üzerinden insanların iç dünyasındaki ikiliye ve çatışmaya odaklanmıştır. Yazar, kendi içerisinde barındırdığı iki tür zıt kişilik sebebiyle topluma uyum sağlayamayan ve bu sebeple intiharı bir çözüm olarak gören Harry Haller’i ana karakter olarak kurgulamıştır. Harry’nin iç dünyasında yaşadığı buhran modern insanın varoluşsal krizlerini ifade etmektedir. Harry bir yandan burjuvazinin yaşam biçimini eleştirirken diğer yandan burjuva sınıfının yaşam tarzını benimsediğinin farkındadır. Bir yönüyle topluma uyumlu burjuvazinin yaşam tarzını benimseyen bir insan iken diğer yönüyle karanlık, topluma aykırı bir bozkırkurdunu temsil eden kişiliğe sahip olduğunu düşünmektedir. Bu çelişkiler onun iç dünyasında bir çatışma yaşamasına yol açar. Bu çatışma Harry’i modern topluma yabancılaştırır ve bir nevi kendini damgalar, ötekileştirir. Nihayetinde okuyucu roman boyunca Harry’ nin içsel yolculuğuna eşlik etmektedir. Kitabın temelde güzel ve derin bir mesajı vardır. Fakat romanın pek akıcı bir kitap olduğunu söyleyemem. Özellikle başlarda epey sıkılarak okudum. Yani özetle akıcı bir roman okuyayım, çok derin olmasın, anlaşılması rahat olsun derseniz Bozkırkurdu iyi bir seçenek olmayabilir. Bu nedenle pek akıcı bir roman değil. Özellikle başlarda sıkılarak okuduğum bu kitabı keyifle bitirdiğimi de söyleyemem. Evet kitabın güzel bir mesajı var ama dili bir romana göre biraz ağır.
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20139,6bin okunma
Puan vermedi·1062 syf.··
2026 4. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 19:57
TOLSTOY, eserinde bir yandan toplum normlarının dışında bir ilişki yaşayan Anna Karenina’nın çalkantılı dünyasını anlatılırken; diğer yandan kırsalda yaşayan ve inanç krizi yaşayan levin karakterinin anlam arayışından bahsetmektedir. Yazar karakterlerinin iç dünyalarına girerek derin ruhsal çözümlemeler yapmaktadır. Bu nedenle biraz ağır ama sürükleyicidir. Yazar Anna üzerinden dönemin toplumsal kalıpları ile bireysel arzular arasındaki gerilimi yansıtmaktadır. Aynı zamanda toplumsal ahlakın bir davranıştan ziyade o davranışı yapanın cinsiyetine göre şekillendiğini göstermektedir. Bu bakımdan yazar cinsiyet temelli bir ahlak anlayışını eleştirir. Dönemin toplum yapısında, evli ve bir çocuk annesi olan Anna’nın trajik aşkı onun için yıkıcı sonuçlara yol açmıştır. Anna aşk, özgürlük ve toplumsal baskı arasında debelenirken acılarını dindireceğini düşündüğü bir son hazırlar kendine. Bunun dışında Tolstoy inanca dair kendi düşüncelerini levin karakteri üzerinden aktarmaktadır. Levinin yaşadığı olaylar sonucunda birtakım ontolojik sorgulamalara girişmesi onun nihayet bir anlam bulmasını sağlar. Nihayetinde bir aşk romanından çok daha fazlası
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,4bin okunma