Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları
boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü
görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil... İnsanlardan nefret etmeyi
düşünmedim bile... Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.
Sen kötülüğü yok etmek istiyorsun, ama o senin içinde büyüyor. İnsan öldürmek kolay, ama kan ruhuna da sıçrar. İnsan öldürenin ruhu kanar. Kötü bir insanı öldürünce kötülüğü de yok ettiğini sanırsın, sonra bir bakarsın ki yok ettiğini sandığın kötülükten daha beteri senin içinde büyüyor.
Fakat içimizde, bizim “ahlak” tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler
çıkaran ve tedbirler alan bir “hesabi” tarafımız vardı ve lafta değilse bile
fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu.