Hiç kimse "din elden gidiyor" sloganıyla dinin hamiliğine soyunamaz. Kendi fikrini "indirilmiş din" diğer düşünceleri "uydurulmuş din" ilan edemez. Hele hele kendi kavgasını "İslam'ın kavgası" olarak lanse etmek, şahsi tartışmalarımızı ilmi tartışmaların önüne geçirmek, ne büyük musibettir.
Zira sadece halis bir kul olmak yetmez: iyi bir arkadaş vefakar bir dost olmak da gerekir. Müşfik bir anne, fedakar bir baba, hayırlı bir evlat da olmak gerekir. Saliha bir eş, sadık bir koca da olmak da gerekir. Emniyetli bir komşu, tartının hakkını veren bir tüccar, adaletli bir hakim, merhametli bir idareci, gücün ahlakına değil ahlakın gücüne teslim olmuş bir siyasetçi de olmak gerekir.
Hayatı tahrip eden üç boşluk var: boş vakit, boş zihin, boş kalp. Siz bu üç boşluğu doldurursanız kendinizden sonra çok daha güzel bir dünyayı miras olarak bırakabilirsiniz.