Tanrı'nın iradesine başkaldıran insan, evrende yaratılmış yeni bir varlıktır. Sonra ibadet ve itaat ile -ki yine bu ibadet ve itaat, insanın seçtiği ibadet ve itaattir- kurtuluşa erişebilen de bu insandır.
Bilim aracılığıyla her gün daha çok sorunun cevabı verilmektedir; fakat "İnsan nedir?" sorusu daha fazla gündeme gelmekte ve daha fazla problematikleşmektedir.
Neredesiniz ey aydınlar? Nerede? Tercüme yapmakla bir düşünce hakkında hüküm verilmez ki! Avrupalı kendi dini hakkında hangi aşamalardan sonra bu yargıya vardı? Üç yüzyıl mücadele etti, uğraştı, okudu ve araştırdı. Öyle ki Hristiyanlığın Avrupa'nın başına ne belalar getirdiğini kavrayana kadar didindi. "Ne güzel işte, onlar onlar tercüme ettiler, biz de bu çevirilere dayanarak konuşuyoruz.!" Böyle aydın ol(un)maz. Tercüme edilmiş bir düşünce ile aydın olunmaz. Bu olsa olsa tercüme aydını olur!
Bunca şeyden sonra şu sonuca varmakta haklıydılar: "Bu din, ilerlemeye, gelişmeye, özgürlüğe ve eşitliğe karşıdır." Dini bir kenara bırakarak olağanüstü zaferlere imza atan Avrupalı aydınlar, din konusundaki yargılarında haklı olduklarını tecrübeyle ortaya koymuşlardır.