büşra

Aşk cinsel arzularımızın dindirildiği bir kaynaktır bir bakıma. Ama Lacan der ki: “Arzunun nesnesi yoktur, doyurulamaz, doyurulan yal­nızca gereksinimlerdir.” Bilindiği gibi psikanaliz bebeğin ilk cin­sel deneyimini anne memesiyle yaşadığını söyler. Bebek anne me­mesini arzular. Acıkır, ağlar. Anne meme verir, açlık biter, be­bek susar. Burada doyurulan açlıktır, arzu değil. Arzu hep doyu­rulmadan kalır. Aşkta da doyurulan, kim bilir belki de yalnızca gereksinimlerimizdir. Güven, şefkat, yalnızlıktan kurtulma gibi. Bu gereksinimlerin doyurulduğu huzur ortamında, bir süre sonra tekrar kıpırdanmaya başlar doyurulmadan kalan arzular.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şema­nızı oluşturan anılara, nedenlere saygı duymaya çalışın. Çocukluğu­nuzda, duygusal olarak hayatta kalmak için bu çok önemliydi. O za­manlar size yardımı olan bu şey, şimdi canınızı acıtmaktadır. Dolayı­sıyla artık bunu bırakma zamanıdır. Şu an, kendinizi feda etmekten ve mağlubiyetten uzak bir yolculuğa başlama ve hayatınızı kendiniz için düzenleme zamanıdır.
Şemanız, kendi farkındalığını­zın ve dünya görüşünüzün merkezindedir. Doğal olarak da yaşamak için savaş verir. Ne kadar kötü sonuçları olursa olsun, rahatlığı ve tesel­Iiyi kendi şemanızda bulabilirsiniz. Dolayısıyla değişim yavaş olsa bi­le, cesaretinizi kaybetmeden devam edin.
Ötkeniz, sağlıklı bir parçanızdır. Yararlı bir amaca hizmet etmek­tedir ve size başkalarıyla kurduğunuz yolu değiştirmeniz gerektiğini söyler. Öfkeniz, farklı şeyler arayan, değişmek isteyen ve büyüyen yan­larınızdan haberdar olmanıza yardımcı olur. Benlik algınızdan haber­ dar olmanızın en güçlü yolu öfkenizdir. Öfkeniz, bir şeyler istediğinize dair bir ipucu olabilir.
Öfkenin işaretleri olarak sinirden kıpkırmızı olmuş yüzleri, en yük­ sek perdeden gelen bağırışları, sertçe çarpılan kapıları görürüz. Ancak öfke sık sık çok başka işaretlerle kendisini belli eder. İnsan öfkeli oldu­ ğunun farkına varmadığı ya da anlasa da kabul etmek istemediği zaman­ larda içinde biriken öfke uyuşukluğa dönüşür.