büşra

" her şeyin sahtesi yapılabilir Virgil..sevincin, acının, nefretin..hastalığın, iyileşmenin, hatta aşkın bile."
Reklam
Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez!...
"Belki de seni görmeden önce aittim sana. Hayatım daha biçimlenirken sözlenmişti seninkiyle; Beklenmeyen bir karmaşada haberdar olmuştum adından Ruhun orada saklanmıştı benimkini uyandırmak için." Marceline Desbordes-Valmore, Élégies.[76]
Toplulukla Öyle birden, şiddetli bir uyum sağlana­maz Bu, yavaş, rutin bir zorlamayla gerçekleşir ve bu yüzden ayrı düşme kaygısı yatıştırılamaz. Alkolizm, uyuşturucu madde alışkanlığı, zora dayalı cinsellik ve intihar olaylarının çokluğu, çağdaş Batı toplamındaki sürüye uyumdaki başarısızlığın nisbî belirtileridir. Ay­rıca bu çözüm yolu vücutla değil, ağırlıklı olarak ka­fayla ilgilidir. Bu nedenle de dinsel kendinden geçme ayinlerine göre daha başarısızdır. Sürüye uyumun bir tek iyiliği vardır, o da zaman zaman tekrarlanmayıp, sürekli oluşudur. Birey üç, dört yaşlarında uyum gös­ terme düzenine katılır ve o andan sonra sürüyle olan, ilişkisi hiç kesintiye uğramaz. Hatta kişiyi bekleyen son büyük toplumsal isinde, cenaze töreninde bile bu uyum düzenine sıkı bir bağlılık vardır.
İnsan zekâyla ödünlendirilmiştir. O, kendi kendini bilen bir yaşamdır; kendisinin, diğer insanların, geç­mişinin ve gelecekte onu bekleyen olasılıkların farkın­dadır. Kendi kendinin ayrı bîr varlık bilincinde olması, yaşam süresinin kısalığının, kendi kararıyla doğmayıp, belki sevdiklerinden önce, belki de onlar­ dan sonra, ama kendi isteği dışında öleceğini bilmesi, yalnızlığının ve ayrı olmasının farkında olup, doğal ve toplumsal güçler karşısında çaresiz kalışı, insanın ayrı ve kopuk yaşamını çekilmez bir hapishaneye çe­virmektedir. Eğer bu hapishaneden kurtulup dışarıya çıkamaz, kendisini dış dünyayla, bir başka İnsanla ya da düşünceyle bütünleştiremezse çıldırır.