Antropolojik Psikiyatri Yazıları

Klinik Felsefe

Kolektif
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
2020
Yayınevi:
Pinhan Yayıncılık
ISBN:
9786057768315
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

16 – Klinik Felsefe: Psikiyatri ile Felsefe Arasında
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2021 142. kitabı
16 – Klinik Felsefe: Psikiyatri ile Felsefe Arasında Bir Diyalog Bazı kitaplar, insan zihninin tek bir disipline sığmadığını hatırlatır. Klinik Felsefe de böyle bir kitap: Psikiyatriyi yalnızca tıbbi bir alan olarak görmenin, felsefeyi ise soyut düşüncenin steril bir bölmesi olarak okumanın ne kadar yetersiz olduğunu gösteren bir karşılaşma metni. Kitap, farklı yazarların farklı yönelimlerini bir araya getirerek, “insanı anlamak” denen meşakkatli çabanın aslında çok katmanlı bir düşünme pratiği gerektirdiğini öne sürüyor. Klinik ile felsefe arasındaki sınırları eritmeye çalışan bu derleme, okuru hem teorik hem de deneyimsel bir alana davet ediyor. Klinik pratik, tek başına veriyle ve gözlemle ilerleyen bir bilim değil; her zaman bir dil, bir ilişki ve bir anlam ufku gerektiriyor. Felsefe ise yalnızca kavramları işleyen soğuk bir akıl yürütme değil; dünyayla kurduğumuz bağı yeniden tarif eden bir düşünme biçimi. Klinik Felsefe, işte tam bu iki aralığın birbirine değdiği yerde konumlanıyor: İnsanın hem yaralı hem de merak eden tarafını aynı cümlede düşünmeyi mümkün kılan bir eşik. Klinik Felsefe Diye Bir Şey Olabilir mi? Alper Hasanoğlu’nun giriş metni, kitabın tonunu belirliyor: Disiplinler bir araya gelmek zorunda, çünkü insanın deneyimi parçalanmış değildir. Hastanın semptomu bir biyolojik düzensizlik olarak okunabilir, ama aynı anda bir anlam kaybı, bir varoluş kırılması, bir dil tıkanmasıdır da. Bu nedenle klinik bakış, felsefi bir duyarlık olmadan eksik kalır. Hasanoğlu, hekimliğin yalnızca bedenle değil, dünyayla kurulan ilişkilerle de ilgilenmesi gerektiğini vurgularken klinik odanın, Heideggerci anlamda, “dünya-içinde-varlık”ın tüm kırılganlığıyla ortaya çıktığı bir yer olduğunu hatırlatır. Felsefeyle İyileşmek: Acıya Dair Başka Bir Çerçeve Çiğdem Dürüşken’in
İnceleme
Klinik FelsefeKolektif · Pinhan Yayıncılık · 202044 okunma
8/10
·176 syf.··
2026 1. kitabı
Alper Hasanoğlu severek takip ettiğim bir uzman. En çok sevdiğim yönü ise disiplinler arasında nitelikli bağlar kurması. Bu kitap da bu yönüyle oldukça keyifli, hele bir de felsefeyi seviyorsanız. Kitabın iki editörü birden çok yazarı var bu nedenle Alper hoca üzerinden gitmek çok doğru olmayabilir ama temelde ele almaya çalıştığı şey psikolojinin bilgelikle ve felsefeyle kopmuş bağlarını yeniden hatırlatmak. Kitabın ana fikri; felsefenin sadece bir disiplin değil insanın düşünme ve yaşama biçimine yön veren, ruhsal çatışmalarını nasıl çözeceği konusunda ona rehberlik edecek bir reçete olduğu. Başlangıçta insan ruhunu hem teorik hem terapötik olarak koruyan felsefeyken, bu konuda Orta Çağ'da din adamları, 19. yüzyıldan itibaren de psikoloji ve psikoterapi belirleyici olmuş. Kitapta ise psikolojinin günümüzdeki gücü ve formuyla felsefe ile yeniden bağ kurmasının neden gerekli olduğuna dair derin bir analiz yapılıyor. Klinik felsefeyi tanımlaken; felsefeyi insanın tüm yaşamına tesir etmesi gerekeren kapsayıcı bir yerden ele alıyor. Kişi bu pratiği hayatına dahil ettikçe kendisi ve kendi hayatı üzerinde düşünce üretmesi ve bu pratik sayesinde yaşadığı hayatın kendisine ait olma fikrinin açığa çıkması. Varoluşsal bir içsellestirme süreci aslında. Benim anladığım; insanın benliğini, din gibi ahlak gibi dış referanslı yapılardan daha az etkilenir bir hale getirmesi ve kendi özüne ait erdemleri var edebilmesi. Kitabın temasını oluşturan bazı yaklaşımlar var örneğin; Boethius ve Tesellisi: Felsefenin bir hekim gibi insanın gerçeklikle temas etmesine aracılık etmesi. Dasein Analizi: ve Sevgi: Ludwig Binswanger'in yaklaşımı insan yalnızca endişe ile değil sevgi ve ilişkiyle kendini tamamlar. Psikanaliz ve Felsefe: Psikanalizin aslında bir hakikat arayışı olduğu. Psikoterapi
Felsefe
Klinik FelsefeKolektif · Pinhan Yayıncılık · 202044 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

KolektifYazar · 15907 kitap
Kolektif eser, tek bir yazara atfedilmeyen, birden fazla yazarın ortaklaşa yazdığı veya katkıda bulunduğu eserlere verilen isimdir. Bu eserler, yazarların önceden belirlenmiş bir plan doğrultusunda birlikte çalışmasıyla veya her bir yazarın farklı bölümleri veya karakterleri ele almasıyla oluşturulabilir. Kolektif eserler, farklı türlerde karşımıza çıkabilir: - Romanlar: Birden fazla yazarın farklı bakış açılarını ve deneyimlerini bir araya getiren romanlar, kolektif eserlere güzel bir örnektir. Örneğin, "Kelebeğin Rüyası" adlı kitap kolektif bir şekilde oluşturulmuştur. - Hikaye Kitapları: Farklı yazarların yazdığı kısa hikayelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan kitaplar da kolektif eserler arasında yer alır. Örneğin, "26 Yazardan Tek Bir Hikaye: Adalet" kolektif şekilde yazılan bir hikayeden oluşur. - Şiir Antolojileri: Birden fazla şairin şiirlerinin bir araya getirilmesiyle oluşan antolojiler de kolektif eser kategorisine girer. Örneğin, "Güzel Yazılar - Şiirler" gibi antolojilerde birçok şairin eseri yer alır. - Deneme ve Makale Derlemeleri: Farklı yazarların deneme ve makalelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan derlemeler de kolektif eserler arasında sayılabilir. Örneğin, "Sivil İtaatsizlik" gibi yayınlar.