Büşra Öztaş

Büşra Öztaş
@busraoztas
Dokuz Eylül Üniversitesi
26 Ocak
16 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·240 syf.··
2021 6. kitabı
Spoiler içerir İlk gördüğümde sağlıkla ilgili klasik ipuçları verdiğini zannettiğim, bir arkadaşımın önerisi üzerine iyiki okumuşum dediğim başucu kitaplarımdan oldu.Hep deriz su hayattır, önemi tartışılmaz diye.Bu kitap sürekli dilimizde dolanan ama aslında uzun uzadıya düşünmediğimiz cümleleri bilimsel araştırmalar sonucu veriler eşliğinde destekliyor. Kitaptan hoşuma giden bilgilerin bazılarını buraya not düşeyim diye düşündüm ama bunun için instagramın kelime sayısı yetersiz kalacak.Her bir sayfasında beni hayrete düşüren ve zihnimdeki oturtmamış puzzle parçalarını oturtan bilgiler, tespitler mevcut. Görünenin ötesini merak edenlerin muhakkak okuması gereken bir kitap. Düşüncelerine, konuştuklarına, duyduklarına dikkat et.Çünkü su, o şeye dönüşüp vücuduna yayılır.Bu su kanunu... #sukanunu #mustafakaya
Su KanunuMustafa Kaya · Fenomen Kitaplar · 20162,184 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·136 syf.··
2021 5. kitabı
Ahmet Şerif İzgören'i farkında olmadan çok önceleri tanımışım aslında.Bu kitabı okurken samimi dili ve değindiği konuların hoşuma gitmesi hasebiyle youtube da videoları var mı acaba diye araştırırken farkettim kendisini yeni tanımadığımı.Geçmişimizde sürekli olarak anlatılan bir anının kahramanıymış kendisi.İletişim dersi sınavında öğrencilerin iletişim becerilerini ölçmek için sorduğu "Beş yıldır bu okulda öğrencisiniz.Benim bir yıldır kapının girişinde hep gördüğüm, sınıflarınızı, koridorlarınızı temizleyen, adı soyadı gömleğinde kocaman yazan, sizin de her sabah gördüğünüz, görevli hanımın adı nedir?" bu sorudan bahsediyorum evet. Alışılmışın dışında olan insanlar hep dikkatimi çekmiştir ve hayranlıkla takip ederim bu insanları.Ahmet Şerif İzgören de bu kitaptan sonra öyle oldu benim için. Gerek samimi dili, gerek anlatmak istediklerini insanın gözüne sokarcasına somutlaştırması, gerekse içerik kalitesi okuyan insanı pişman etmiyor.Kitabın arkasında iade garantisi var, beğenmediyseniz alış belgenizle birlikte iade edebiliyor ve ücretinizi geri alabiliyorsunuz.Kitabı elime aldığımda iddialı bir ifade olduğunu düşünmüştüm ama tam yerinde olmuş.Gerçi elma yayınevinin tüm kitapları bu garanti kapsamında ve elma yayınevinden okuyup pişman olduğum tek bir kitap dahi olmadı. Kitabın başında ; Bu kişisel gelişim kitapları da sıktı zaten değil mi? Emin olun ben hiçbirini okumadım.Sürüsüyle yeni yetme Amerikan zibidisi size bu yeni hayatın kurallarını öğretiyorlar. Ben kural öğretemem. Yemin ederim başarının formülünü de bilmiyorum. Tanım yapmayı da hiç bilmem zaten. Tek bildiğim sizin hayal gücünüzü büyülemektir. Öyle bir büyü ki o, bu kitaba dokunduğunuz anda başka bir dünyanın kapısını aralar gibi olmalısınız.Kimi kitaplarda ben böyle duygular yaşadım.Onlar benim başucu
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,8bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2021 4. kitabı
Spoiler içerir "Basit yoldan anlatayım.Matematikçilerimize göre Uzunluk, Genişlik ve Kalınlık adı verilebilecek üç boyutu olan Uzay, her zaman, her biri öbür ikisine dik açılı olan üç düzlemle bağlantılı olarak tanımlanır.Ama bazı felsefecilet, ne zamandır neden ille de üç boyut, neden bu üçüne dik açılı bir başka yön olmasın, dige soruyorlar; hatta Dört Boyutlu bir geometri oluşturmayı bile denedilet.Profesör Simon Newcomb, bunu bir ay kadar önce New York Matematikçiler Derneği'nde açıklamıştı.Üç boyutlu bir cismi yalnızca iki boyutu bulunan düz bir yüzey üstünde nasıl betimleyebileceğimizi biliyorsunuz; aynı biçimde dört boyutlu bir cismi üç boyutlu maketlerde betimleyebilecekletini düşünüyorlar- o nesnenin perspektifine egemen olabilirlerse." Zaman gerçekten şu hayatta en şaşırdığım olgulardan bir tanesi. Bu satırları okuyunca aklımda İnterstellar'daki , gelecek belki de onlar için yukarıya uzanan bir dağ ya da baska bir şekilde işliyor olabilir bunu asla bilemeyiz, repliği geldi.Gerçekten düşününce insanın aklı hayali duruyor. En basit örneği gördügümüz yıldızlar aslında onların milyonlarca yıl önceki hallerinin görüntüsü.Bizi milyonlarca yıl uzaklıktan inceleyen birileri de varsa Dünya'da dinozorları görüyordur belki de kim bilir.Her şeyin göründüğü gibi olmadığının çok büyük bir örneğini de makro evrende gözlemliyoruz. Birde Arrival filminde verilmek istenen mesaj geliyor aklıma.Gelecek zaten yaşandı ama biz bunu hatırlamıyoruz.Bizim için lineer işleyen zaman 5 boyutlu 6 boyutlu bir varlık için belki de dairesel işliyor ve her şey bir anda olup bitiveriyor.Bu şekilde düşününce kader gibi karmaşık bir konu da zihnimizde biraz olsun şekilleniyor sanki.Yaptığımız seçimleri biz belirliyoruz, yolumuzu biz çiziyoruz.Bizim icin doğum, yaşam, ölüm gibi bir süreç
Zaman MakinesiH. G. Wells · İthaki Yayınları · 202337,1bin okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Spoiler içerir Öncelikle 1. Baskıyı kaçırmamın verdiği üzüntüyü, 1. Baskıyı almış kadar mutlu olacak bir duyguya çevirdiği için dostuma teşekkürü borç bilirim.(Yapılan övgüler az bile kalıyormuş dostum ) Serkan Bey'in bundan önceki 2 kitabını bayıla bayıla okuduğum için bu kitabı da çok seveceğime emindim, ama bu kadar da olacağını tahmin etmiyordum.Kitabın genelinden biraz Adam Fawer'ın "Olasılıksız" ve "Empati" kitabı, biraz da Dan Brown tadı aldım.İkisi de çok beğendiğim yazarlardan.Bu kadar zevk alarak okuduğum son roman ise Dan Brown'ın "Başlangıç" romanı idi. Günlük hayatımda birden fazla kitabı birarada götürerek okumaya çalışırım.Bunların temelinde birisi bilgilendirici kitaplardan, birisi de romanlardan oluşan türler yatar.Ama Serkan Bey sanki ikisini al beraber oku dermişçesine bir kitap yazmış.İyiki de yazmış ve bizi bu kaliteli senaryodan mahrum bırakmamış. Nöroroman tarzına bayıldım ve beyinle uğraşan tüm yazarların da bu alanda roman yazmalarını istedim.Sinan Canan'ın kalemini de çok beğeniyorum umarım o da böyle bir girişimde bulunur ve nöroroman kitaplarının alternatifleri artar. Sinan Canan Roman okurken, film izlerken senaryodan beklediğim beni şaşırtması ve sonunu tahmin edemememdir.Tahmin ediyorsam beynimde klasiklerin arasında kaybolup gidiyor.Burada bazı detaylar dışında asla kitabın sonunu tahmin edemedim ve devamında neler olacağını da tahmin edemiyor olmam büyük bir heyecan ve merakla 2. kitabı beklememe sebep oldu. Kitabın içinde İlias'ın duygularını anlatan "Onun aşkı cinsiyetsizdi, zekasına hayrandı İlias" cümlesi her ne kadar kitabın sonunda yanılsa da kendi hayatımda cevabını bulamadığım bir sorunun cevabını bulmamda yardımcı oldu. Kitabın kapağındaki kişilerin okurken, Tesla ve Galen'in sembolü olduğunu düşünmüştüm.Kitap bittiğinde
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2021 2. kitabı
Spoiler içerir Bir Stephen Zweig klasiği daha.Betimleme ancak bu kadar güzel yapılabilir, insan duyguyu bu kadar iyi hissedebilir.Seviyorum Zweig kitaplarını, korku da onlar arasına girdi. İlk okuduğum kitabı Satrançtı ve 2 gün etkisinden kurtulamamıştım.Okuru içindeki dünyaya çeken bir anlatımı var. Bir yerde "Stefan Zweig okuyanlar bilir, Zweig'in bir kitabını okuyan kişi artık iflah olmaz ve bütün kitaplarını okumaya başlar. Adeta bir Amok Koşucusu gibi" yorumunu görmüştüm.Kesinlikle katılıyorum.Baska bir benzetme de ben yapayım; adeta bir karadelik . Ayrıca ben bu kitapları çıtır kitap olarak adlandırıyorum.Her koşulda rahatca okunabilecek bir o kadar da etkileyici, kaliteli kitaplar Zweig kitapları. Korku hepimizin paylaştığı bir duygu.Okurken Irene nin yerine kendinizi koyup korkularınızla yüzleşmeye kalktığınızda, Zweig'in ne kadar haklı olduğunu görüyorsunuz.Korku gerçekten de cezadan daha ağır. Bunun dışında eşi Fritz'in mesleğine dair verdiği detaylar da çok hoşuma gitti. Kitaptaki en beğendiğim bölüm olan küçük kızın davasından ufak bir kesit bırakıyorum buraya. "Korku cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmışa kıyasla ceza, daha az ürkütür. Cezasının ne olduğunu anlayınca kız rahatladı. Ağlaması seni şaşırtmasın: Gözyaşları şimdi dışarıya akıyor, daha önce içeride birikip kalmıştır. İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır." #stephenzweig #korku
KorkuStefan Zweig · Parodi Yayınları · 2018124,8bin okunma