TRABLUSLU KADINLAR KOROSU:
Çünkü siz, kontes, acı çekmiyorsunuz öyle mi?
Acı vermiyor mu size, sevgilinizden bunca uzak olmak?
Sizi hala arzuluyor mu, bakışlarından okuyamamak bunu?
Bakışının neye benzediğini bile bilmemek acı vermiyor mu?
Acı vermiyor mu, size sarılan ve göğsüne bastıran kollarını duyumsayıp gözlerinizi kapatamamak?
Ve soluğunu, teninizin üstünde hiçbir zaman duymamak?
CLEMENCE:
(...)Acı çekmiyorum
Ama sanırım çekerdim, bekleseydim bu adamı ve gelmeseydi.
Ama beklemiyorum onu. Orada, yurdumda, bir adamın beni düşündüğünü bildiğimde
Ansızın çocukluğumun topraklarına yakın hissediyorum kendimi.
Denizler ötesi'yim ben ozanın ve ozan benim denizler ötem.
Sevda sözcükleri gidip geliyor kıyılarımız arasında
Yaşamlarımız arasında bir müzik...
CLEMENCE: Bu ozan beni tanısaydı, yine bunca coşkuyla şiirler söyler miydi adıma?
Şiirlerinde seslenir miydi bana, ruhumun derinliklerine inebilseydi?
Güzel, ama kapılmamış kibrine güzelliğin, demişler ona...
Güzel? Ama başka hiçbir kadının benden daha güzel olmadığından emin olmak için hiç durmadan çevreme bakınarak!
Soylu, ama kapılmamış kibrine soyluluğun? Oysa hem Batı'nın, hem de Doğu'nun topraklarına göz dikmişim, sanki bir borcu varmış gibi bana Tanrı'nın!
Sofu, ve kapılmamış kibrine sofuluğun? En güzel giysilerimle çıkıp salınıyorum kilise yolunda ve gidip diz çöküyorum orada, bomboş ruhumla!
Ozan, yalnızca senin dizelerinin aynasında
Güzelim ben.