Büyükannemin mıknatıslı dağ ile ilgili bir masalı vardı. Bu dağa yaklaşan gemilerin demirden aksamı aniden sökülür, çiviler dağa doğru uçarmış. Zavallı insanlar ise birbiri üstüne yığılan tahtaların arasında kalırmış.
Sevgili Dost,
“Baltalar elimizde, uzun ip belimizde, biz gideriz ormana hey ormana!” şarkısını söyleyen çocuklar, şimdi büyüdüler. Büyüdüler ve baltalarını gömmediler. Büyüdüler ve uzun ipleriyle birbirlerini asmaya kalkıştılar. Ormana ne mi oldu? Yerine kanunlarını bırakarak kayıplara karıştı. Şimdi çıplak tepelerden, “Dağ başını duman almış,” şarkıları yükseliyor. Herkes yürüse de güneş ufuktan bir türlü doğmuyor.
Istırap ve acı geniş vicdanlarla derin yürekler için her zaman zorunludur. Bana öyle geliyor ki, gerçekten büyük insanlar şu dünyada büyük acılar çekmek zorundadır.