Tek Tanrılı dinlerde (teizm), başlangıçta tüm evreni yaratan, sonra ise bu evrenin varlığını devam ettiren, dinler gönderen ve kullarının dualarına gereğinde cevap veren bir tanrı inancı benimsenmiştir. Tek Tanrılı dinleri kendi dışındaki görüşlerden ayıran en önemli özelliklerden biri aktif bir Tanrı'nın varlığının savunulmasıdır... 17. yüzyıl sonlarından itibaren yaygınlaşan deizmde ise Tanrısal etkinlik başlangıçtaki yaratma eylemiyle sınırlıdır; Tanrı'nın evrenle ve insanlarla ilişkisinin devam ettiği, dinler gönderdiği, dualara gereğinde cevap verdiği kabul edilmez.
Felsefe yükselerek yapılmaz, yani tepeden
bakarak yapılmaz. Aksine yerin dibine geçmek de aynı değerdedir. Yani, alt sınıfa inmek, kendini azaltmak, kendine
özgü bir soyluluğa sahiptir
Spinoza bir dönem mercek yontarak geçimini sağlamıştı. Filozofun insan üzerine sorumluluğu da böyle bir şeydir; insana yeni bir görüş katmak/kazandırmak. Spinoza’nın mesleği: O’nun hayatıydı, duruşuydu, karakteriydi, felsefesiydi.