Fatma Yılmaz

Fatma Yılmaz
@bywanillinn
Bildiğin kadarım, olduğum kadar değil, gördüğünüm, gösteremediğim değil, okuduğunda beni, ne anlıyorsan, oyum..
Puan vermedi·191 syf.··
2026 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 05:04
Bu metin bana “yaşa” demiyor. “Nasıl yaşadığını inkâr etme” diyor. Ben zaten yarım sevmeyi bilmiyorum. Bir şeyi ya içime alıyorum ya da hiç tutmuyorum. O yüzden bu kitap bana ağır gelmiyor; aksine, tanıdık geliyor. Çünkü burada coşku bir taşkınlık değil, bedel ödemeyi göze alan bir berraklık. Şule Gürbüz’ün dili süslenmiyor. Benim de süslenmeye tahammülüm yok. İnsanların “normal” dediği birçok şeye benim içim neden sessiz kalıyorsa, bu kitap da o sessizliğin dilini konuşuyor. Buradaki ölüm bir son değil. Bir şeyi yarım yaşamaya razı gelmeyiş. İdare etmeyi, alışmayı, sürüklenmeyi reddediş. Benim hayatımda da bazı duygular böyle biter: kavga ederek değil, bağırarak değil, sadece artık orada duramayacak kadar uyanık olduğumda. Bu kitap bana şunu söylüyor gibi: “Sen zor bir insan değilsin. Sadece yüzeyde kalmayı kabullenmeyen birisin.” Ama burada dürüst olmam gereken bir yer var. Bu kitap beni onaylarken aynı anda beni sıkıştırıyor da. Çünkü bu kadar net hisseden biri olmak çok az insanla aynı masada kalabilmek demek. Ben çoğu zaman yalnızlığı seçiyorum çünkü yarım bağlardan daha az yorucu. Bu kitap bunu romantikleştirmiyor.
Coşkuyla ÖlmekŞule Gürbüz · İletişim Yayınevi · 20213,108 okunma
Reklam
1. Bölüm “La Loba” (kendimle ilgili farkındalıklarım)
Puan vermedi·
İlk bölümde anlatılan Vahşi Kadın, bende hiç yok olmamış. Sadece çok erken susturulmuş. Çocukken güvende kalmak için sessiz, yük olmamak için güçlü, ihtiyaç duymamak için erken olgun olmak zorundaydım. Bedeli buydu. Vahşi kadın ise tam tersi; ister, hisseder, ses çıkarır. Yetişkinliğimde “iyi kadın” olmayı öğrendim. Fedakâr, anlayan, bekleyen… Ama iyi oldukça canlılığımdan vazgeçtiğimi fark etmedim. Yorgunluğum bedensel değil. Uzun süre kullanmadığım bir içgüdünün körelmesi. İlişkilerde sezgimi erkenden hissettiğim hâlde sustum. Gitmem gereken yerde kaldım, beklememem gereken yerde sabrettim. Bu zayıflık değil; terk edilme korkusunun bana öğrettiği bir uyum biçimiydi. Şimdi başka bir yerdeyim. “Neden böyleyim?” demiyorum artık. “Ben nerede kendimden vazgeçtim?” diye soruyorum. Problemim sevilmemek değil. Fazla sevilmeye çalışmak. Vahşi kadın onay aramaz. Kendi ritmine sadıktır…. Kurtlarla Koşan Kadınlar
1000Kitap
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 09:11
Bir kadın, sorguya çağrıldığı gün tramvaya biner. Yolculuk boyunca dışarıdaki manzaralarla birlikte zihni de sürekli geçmişe ve anılara kayar. Çocukluk, aşk, ihanet, yalnızlık, devletin baskısı, korkular ve küçük mutluluk kırıntıları zihninde birbirine karışır durur… ….. İnsan ne yaparsa yapsın Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım en çok kendisinden kaçamıyor. Çocukluğunda neyle yoğrulduysa, bütün hayatını onun gölgesinde yaşamaya mahkum oluyor…
Keşke Bugün Kendimle KarşılaşmasaydımHerta Müller · Siren Yayınları · 2015619 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 20:54
Kaybolan Bağlar Johann Hari Bu kitap, aslında hepimizin içinde yankılanan bir sorunun peşinden gidiyor: “Neden bu kadar yalnızız, neden bu kadar kırgınız?” Yazar; depresyon ve anksiyeteyi sadece kimyasal bir dengesizlik olarak görmüyor. Diyor ki, “Asıl mesele kopan bağlarımız.” Kendimizle, sevdiklerimizle, doğayla, anlamla, hatta umutla olan bağlarımızı bir bir yitiriyoruz. Ve işte o boşluk, içimizde tarifsiz bir çöküntüye dönüşüyor. Kitabı okurken şunu fark ettim: Bazen ilaçlar değil, bir dostun sesi, bir işin anlamı ya da bir amaç için birlikte mücadele etmek iyileştiriyor insanı. Çünkü insan, sadece mutluluğa değil, aitliğe de muhtaç. “Kaybolan Bağlar”, bana şunu söyledi: Eğer kendimi kötü hissediyorsam, bu benim bozuk olduğum anlamına gelmez. Belki de bozuk olan, kopmam gereken sistemin kendisidir. Ve belki de, iyileşme, yeniden bağ kurmaya cesaret ettiğim yerde başlar.
Duygu ve Düşünce
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2025 21:19
Bize hep “ailenin sevgisi koşulsuzdur” dediler. Ama büyüdükçe anladık ki, bazen sevgi diye sunulan şey sadece beklentilerdi… Sadece uyum sağlamamız, susmamız, iyi çocuk olmamız istendi. Kendi duygularımızı bastırmayı öğrendik. Bize ait olmayan korkuları taşımayı… Kırıldığımızda bile “onlar bizim iyiliğimizi düşünüyor” demeyi. Ama artık anlıyorum ki: Sevgi, kendin olabildiğin yerde büyür. Onay beklemeden, borç hissetmeden, korkmadan. İyi aile yoktur belki, ama iyi bir kendin olma yolculuğu vardır.
Duygu ve Düşünce
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
Reklam