Kalabalıklar içinde onlarca yıl yüzmüş ve bu kalabalıkların onu taşıyıp beslediğini asla anlamamıştı, ama şimdi bir balık gibi yalnızlık sahiline vurmuştu, çaresizlik ve şahlanmış acılar içinde çırpınıyordu.
Sonunda akşam olmuştu. Ama akşamlar da ne hüzünlüydü burada! Havanın kararmasından, her şeyin kaybolmasından, ışığın sönmesinden başka bir şey değildi.
- Bu yolu sever misiniz?
- Çok. Bazen elimde bir kitap bir sıraya otururum. Ama rahat bırakmazlar. Ne çok delikanlı vardır burda bilseniz. Laf atarlar. O zaman insana dünyada en kötü şey kadın yaratılmakmış gibi gelir.