Ela, Aleko’nun ekmek yerken ağzını şapırdattığını fark etti. Aleko’yu yemek yerken ilk kez görüyordu. Gözlerini kapadı: iyi ki Aleko’dan çocuğum olmayacak, diye sevinirken yakaladı kendini.
Paşa kızı sabiha yengenin, ömrünce hiçbir yaşama savaşı bilmemiş sabiha yengesinin, nasıl olup da Madoya savaş dersi verdiğini; yıllarca ekmeği için gece gündüz dikiş dikmiş Madonun, güçlü olma dersini Nasıl olup da sabiha hanımdan dinlediğini düşündü Elâ.
Yenişehir mimar Kemal Okulu’nda, her sabah, dersten önce bit arama fasılları başladı. Öğretmen, elinde iki kalem, hep aynı çocukların başlarını karıştırdı. Hep aynı çocuklar sıfır numara traş olmaya gönderildi. Ayıklandı bitler; sınıfın yaşça büyük, akılıca küçük çocukları ayıklandı. Ayıklananlar arka sıralara oturdular.
Bazı çocukların topu vardı; yakan top oynanırdı. Kurtarmaca oynanırdı. Bu çocuklar, olsa olsa, istop oyununda İngiltere’yi ya da Almanya’yı seçmekle ayrılırlardı. Birbirlerinden çok daha zengin, çok daha yoksul çocukların nasıl birlikte oynadıklarını, hatta oynayıp oynamadıklarını bilmezlerdi.
Kimisi yazarın önceden başka dillerde yabancı ülkelerde yayınladığı, kimisi daha önceden yazılan, kimisi de bu yayın için kaleme alınmış deneme türündeki yazılarından meydana geliyor.
Genel olarak “kayıp” teması üzerinde şekillenen bu yazılarda aynı zamanda dostluk, siyaset, politika gibi konular da işlenmiş.
Öteki DüşlerYiğit Bener · Can Yayınları · 201790 okunma