Hediye olarak elime gelen bir kitaptı hiç bu kadar seveceğimi düşünmemiştim çevremdeki herkese de okuttum ters köşe olunan bir kitap kesinlikle kafa dağıtmak için birebir
Çöp AdamC. J. Tudor · Pegasus Yayınları · 2018985 okunma
Okuyan kadinlar kulubu olarak 29 Ekim - 10 Kasım arası Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili kitaplar okuma kararı alıp #izindeyizokuyoruz dedik.
@okumacemberiolusturalim etkinliğime de böyle bir kitap kattığım için çok mutluyum.
Okuyup raflara sığdırabileceğim bir kitap olmadığı kesin. Devasa bir hayata tanık oldum @yilmazozdil_ sayesinde. Mustafa Kemal Atatürk'ü, fikirlerini, zaferlerini, yaptıklarını, görüşlerini hepimiz biliyoruz. Ben bilmediğim yönleriyle Kemal'e de aşık oldum...
Gözümüzün önündeki resmine değil, beynimizin içinde ki fikrin ile Ne Mutlu Türküm Diyene
Sakin bir bebekliği, ağırbaşlı bir çocukluğu vardı. Dobraydı, dürüst cevapları severdi, gambazlıktan haz etmezdi. Soğuk kanlıydı, tehlikelere karşı papuç bırakmazdı. Mütevazı, esprili, hazırcevaptı. Takım çalışmasına inanırdı. Kimseyi ihmal etmezdi, vefalıydı. Hesap adamıydı. Sakin bir özgüvene sahipti. Gücünün farkında ama kibirli değildi. Pratik ve idealistti. İletişim dehasıydı, kod adı Nuh'tu. Asil ve ince ruhluydu. 21 Kasım 1925 kayıtlarına göre 1.74 boyunda, 74 kiloydu. 42 numara ayakkabı giyerdi. Karizmaydı. Açık renkleri sever, kol düğmesi, yaka iğnesi, bağcıklı siyah rugan ayakkabı kullanırdı. Köstekli saat takar, tespihi aksesuar olarak taşırdı. Fanilasında taşıdığı minik zincirli iki muskası vardı. Uyanınca çıngıraklı zilini çalardı, gazeteleri ve kahvesi getirilirdi. Yanlızken divana bağdaş kurup otururdu. Parfüm kullanmaz, kolonya sürerdi. Akşamları pijama üstüne şal yakalı robdöşambr kullanırdı. Omuzlarına masaj yaptırmaktan çok hoşlanırdı.Sofrada müşkülpesent derecesinde dikkatliydi. Kuru fasulye ve bamya severdi. Patlıcan kızartmasını sever, karnıyarığı pilavla karıştırarak yerdi. Kavun ve üzüm severdi. Tatlıyla arası yoktu ama gül reçeline hayır diyemezdi. Yaz kış soğuk su içer,
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma
Karakter C. olabildiğince kendine özgü hafif melankolik ve entellektüel bir kişilik. Bağlanma sorunları olduğu net bir şekilde okurken hissediyorsunuz. Kitabın sonlarına doğru nedenini öğrenince bir kere daha Sevginin psikolojideki önemini hatırlıyorsunuz.
Kitapta, C. adlı bir adamın İstanbul sokaklarındaki amaçsız dolaşmasını anlatılıyor. Babadan kalan mirasla çalışmayan, insanlarla sahici bir bağ kuramayan C., her mevsim başka bir kadınla “gerçek sevgiyi” arıyor. Topluma, kalabalığa, düzene yabancı. Kahvelerde oturuyor, vitrinlere bakıyor, kendini ve başkalarını didik didik ediyor. Yabancılaşmayı, yalnızlığı ve aidiyetsizliği anlatmış yazar. Fakat okurken biraz içim daraldı açıkçası.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202571bin okunma
John C. Maxeell'in kaleme almış olduğu ve deneyimlerinden elde etmiş olduğu LİDERLİK YASALARI - Reddedilemez 21 Liderlik Yasası bir başucu kitabı olacak kapasitededir.
1. Geniş Ufuk Yasası
2. Etkileme Yasası
3. Süreç Yasası
4. Denizcilik Yasası
5. Dinletebilme Yasası
6. Sağlam Zemin Yasası
7. Saygı Yasası
8. Sezgi Yasası
9. Çekim Gücü Yasası
10. Bağlantı Yasası
11. İç Çember Yasası
12. Yetki Verme Yasası
13. Yeniden Üretim Yasası
14. Ortaklık Yasası
15. Zafer Yasası
16. Büyük An Yasası
17. Öncelikler Yasası
18. Özveri Yasası
19. Zamanlama Yasası
20. Büyük Gelişim Yasası
21. Miras Yasası
İş hayatınızda ve özel yaşantınızda uygulanabilirliği açısından verim sağlayacak yasalardan oluşmaktadır.
İnsan ruhunun en karmaşık ve en ani değişimlerini ele alan, kısa olmasına rağmen derin etkiler bırakan bir psikolojik çözümleme örneğidir. Roman, toplumun ahlaki yargıları ile bireyin iç dünyası arasındaki çatışmayı merkezine alır. Yazar olaylardan çok karakterlerin duygularına ve düşüncelerine odaklanarak okuru insan psikolojisinin karanlık ve kırılgan yönleriyle yüzleştirmiş.
Merkezindeki Mrs. C. karakteri, yıllar boyunca içinde sakladığı bir anısını anlatırken aslında insanın bir anda değişebilen kaderini ve tutkularının gücünü gözler önüne sermiş. Özellikle genç kumarbaza duyduğu ani ilgi ve onun hayatını kurtarma isteği, ilk bakışta mantıksız görünse de, karakterin yaşadığı duygusal fırtınayı hisseder. Roman boyunca yalnızlık, merhamet, tutku ve vicdan gibi kavramlar iç içe geçer.
En farklı yönlerinden biri, yazarın insan davranışlarını siyah ve beyaz olarak değerlendirmemesidir. Zweig, insanların bazen tek bir gün içinde yıllarca taşımadıkları duyguları yaşayabileceğini ve bunun hayatlarının yönünü değiştirebileceğini göstermiş. Bu nedenle yalnızca bir aşk ya da tutku hikâyesi değil, aynı zamanda insan doğasına dair güçlü bir sorgulamadır.
Romandaki duygusal yoğunluk ve özellikle kadın karakterin genç adama karşı geliştirdiği bağlılık bir miktar abartılı geldi.
Genel olarak insan psikolojisini ustalıkla işleyen ve okuru ahlaki yargılarını yeniden düşünmeye davet ediyor. Yine de okunması çol elzem gelmedi..