Galiba başkalarına kötülük etmiş kimselere karşı yapılan misillemeler insanlara kendilerini iyi hissettiriyor. Mesela ölüm cezasını sizi rahatlatacağı için istersiniz, caydırıcı ya da o tarz bir şey olduğu için değil.
Hayatım tasavvur edilemeyecek kadar manasız ve boş geçiyordu.
Ruhum kütleşmişti, gazeteleri merak etmez, konuşmaktan hoşlanmaz, basık tavanlı bir meyhanede bir arkadaşla birkaç kadeh içip gevezellik etmekten zevk almaz olmuştum.
En boşladığım zamanlarda bile benim için ehmiyetlerini kaybetmeyen kitaplarıma, sadece alışkanlık yüzünden ve biraz da nefsimeden utandığım için el uzatıyordum . Ama, artık onlarda da beni heyecana düşürecek, düşüncelere daldıracak, harekete sürükleyecek ateşin kalmadığını, hiç üzüntü duymadan tespit ediyordum. Hayat sanki gözlerimin eriştiği yerlerden, içinde yaşadığımız zamandan ibaretti. Sanki dünyada, beni işime götüren tozlu veya çamurlu yoldan, kerpiç duvarlardan ve ne söylediklerini yarım sonra bile hatırlamaya imkân olmayan birkaç iyi kalpli arkadaştan başka bir şey mevcut değildi.
Evden dışarı fırladım. Biraz daha yükselen ayın yarı aydınlatığı sokaklarda bütün kuvvetimle koşuyordum. Gözlerimden süzülen yaşlar rüzgarın yüzüme savurduğu tozlara karışarak çamur oluyor ve yanaklarımda donuyordu. Ben, içimde dayanılmaz bir acı ile bütün insanları yakalarından tutup oraya götürmek arzusuya, artık uyumaya hazırlanan şehrin ortasına doğru koşuyordum.
Bir ölüm daima heyecan vericidir, size daima canlı olduğunuzu hissettirir. Ne kadar savunmasız ne kadar şanslı olduğunuzu da... Ancak size yakın birinin ölümü, başka bir zaman olsa affedilmeyecek küçük delilikler yapmanız için iyi bir bahanedir. Gerçekten kötü davranıp yine de herkesin sempatisini kazanmak ne kadar büyük bir keyif!