Karşımda oturan bu yaşlı adamın on yıldan fazla bir süre önce ölmüş karısı için söylediği sözler, yüreğimin derinliklerinde tarif edilemez bir sıcaklık uyandırdı. Bir an içimde, rüzgârda dalgalanan otlar gibi, uzak diyarların sessiz kımıltısını hissettim.
Etrafımızdaki herkes gittiğinde, rahatlatıcı ve derin bir sessizlik oldu. Kendimi özgür, bir vadinin sonsuzluğu içinde uçsuz bucaksız ve sınırsız hissettim. Batan güneş, kristal ışıklarını dağıtan büyülü bir göl gibiydi.
-"Muneccimlerimiz ilanı harp ve sünnet için uygun zamanları bilirler. Şeyhler gayb alemine mahsus sırları, medrese alimlerimiz ise neyin günah neyin sevap olduğunu bilirler".
-"Yüce padişah! Eğer bu saydığın bilginler sadece anlat-tığın şeyleri biliyorlarsa, onların pek fazla bir şey bildikleri söylenemez".
- "Neden?"
-"Çünkü bilgi tehlike ile ölçülür".
Sayfa 135 - Padişah ve Casusun konuşamları·Kitabı okudu