Kitap, bugün artık defalarca söylenmiş ve farklı yazarlar tarafından daha güncel, daha yaratıcı şekillerde işlenmiş fikirlerden oluşuyor. Dil biraz eski, anlatım kalıplaşmış, örneklerse bugünün okuruna çok tanıdık geliyor. Kısacası, yazıldığı dönem için faydalı ve yol gösterici olabilir; fakat günümüz kişisel gelişim okuyucusu için klişe ve demode kalıyor. Eğer modern, yenilikçi ve daha derinlikli bir rehber arıyorsanız, bu kitap sizi çok tatmin etmeyebilir..
Edmund Husserl’in Fenomenoloji Üzerine Beş Ders kitabı, modern felsefenin en önemli dönüş noktalarından birini özetliyor. Husserl burada fenomenolojiyi “şeylerin kendisine dönmek” olarak tanımlar: dünyayı hazır kabullerle değil, bilinçte göründüğü haliyle araştırmak. Beş ders boyunca bilinç ile nesne arasındaki ilişkiyi, yönelimselliği ve fenomenolojik indirgeme yöntemini açıklar. Kitap ağır bir felsefi içerik taşısa da, bugün Heidegger’den Sartre’a uzanan modern düşüncenin neredeyse tamamı bu derslerin açtığı yoldan ilerlemiştir.
Çeşitli hata ve yanılma olasılıklarını düşünerek, öyle bir kuşkucu çaresizlik içine düşebilirim ki, sonunda hiçbir şeyden emin olamadığımı, benim için her şeyin kuşkulu olduğunu söylerim.