youtu.be/8GVzlkVkFaI
İlk dinleyişte aşk oldu...
"Sıradan, küçük yaşamlar sürüyoruz
Kim bozar bu büyüyü biz için?
Evlerimizde sessiz sedasız yaşıyoruz
Kim korkusunu yenebilecek?"
ALINTI:livetobloom.com
Ansızın biten bir ilişkinizin ardından partnerinizi unutma süreniz neden uzundur, hiç düşündünüz mü? Yarım kalan aşklar gibi tamamlanmamış durumları, tamamlanmış olanlardan daha iyi hatırlama eğilimi olarak psikolojide kendisine yer bulan Zeigarnik etkisini tüm yönleriyle inceliyoruz.
Gözlem üzerine gelişen bir deney
1920’lerde henüz bir doktora öğrencisi olan psikolog Bluma Zeigarnik ve ona eşlik eden birkaç profesör Berlin’de bir restorana yemek yemeye gidiyorlar. Tesadüf eseri restorandaki garsonların henüz ödenmemiş siparişleri daha iyi hatırladıklarını ancak müşteri hesabı ödedikten sonra siparişleri hatırlamakta zorluk çektiklerini gözlemliyorlar.
Çoğu kişinin hayatında unutamadığı bir flörtü, sevgilisi olmuştur. Aniden gelen ayrılık, beklenmedik bir bitiş ve henüz söylenmeyen son söz… Dostça biten ve draması olmayan ilişkilere nazaran neden yarım kaldığını düşündüğümüz ilişkilerimizi daha çok hatırlıyoruz? Sebebi: Zeigarnik etkisi!
Sebepsizce sonlanan, ansızın biten romantik ilişkilerimizi unutmakta zorlanıyor olmamızın sebebi onun da yukarıdaki deneylerde görüldüğü gibi tamamlanmıyor olmasından kaynaklıyor. Zihnimiz devamlı bize söylemek isteyip söyleyemediklerimizi, birlikte yapmak isteyip de yapamadıklarınızı hatırlatıyor ve buna hiç ara vermiyor gibi hissettiriyor.
Heyecanla izlediğimiz bir dizinin ya da filmin en heyecanlı sahnesinde birden bire reklama giriyor ya da bölüm sonu veriyor olması bir tesadüf değil! Sadece yarım kalan aşkları unutamıyor olmamızda veya tamamlayamadığımız bir işi bitirmek için duyduğumuz arzuda değil modern kültürde de Zeigarnik etkisinin yansımalarına sıkça rastlanıyor.
Dizilerin parça parça yayınlanmasında, merakla beklenilen sahnelerde mola verilmesinde veya alacağımız bir ürünün stoklarla sınırlı