Çağrı Yenigün

Çağrı Yenigün
@cagriyenigun
Hekim
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Aydın
1997
197 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
“… Bir insan, ne kadar katı yürekli, kötü niyetli olursa olsun, bu saf çocuk ruhuyla bir defa karşılaştı mı onu sever; ya da koşullar dostluğa imkân vermeyince, ondan hoş, unutulmaz bir an saklar. …”
Sayfa 201·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“…İnsan hayatının normal amacı dört mevsimde de, yani hayatın dört çağında da fazla hoplayıp zıplamadan yaşamak ve son güne kadar hayat kadehinin hiçbir damlasını israf etmemektir: Ağır ağır yanan bir ateş, ne kadar şairane olursa olsun şiddetli bir yangından daha iyidir…”
Sayfa 200·Kitabı okudu
“…Ma solitude, mon hermitage, mon repos…”
Sayfa 198·Kitabı okudu
“… Belki uykulu ve uyuşuk bir hayatın sonsuz sessizliği, hareketsizliği; maceraların, tehlikelerin, korkuların yokluğu insanı gerçek hayatın ortasında bir hayal dünyası yaratmaya götürüyor ve aylak düşüncesi bu hayal dünyasında istediği gibi at oynatıyor ya da olanın bitenin nedenini onun dışında arayarak en tabii olayları, onlarla hiç ilgisi olmayan nedenlere bağlıyor. …”
Sayfa 140·Kitabı okudu
“… İçinde, hiç uyanmadan kalmış, biraz kurcalanmış fakat hiçbiri sonuna kadar işlenmemiş birçok yetenek olduğunu acı acı seziyordu. İçi yanarak anlıyordu ki onda gömülü kalmış iyi ve güzel bir şeyler vardı; belki çoktan ölmüş ya da bir dağın derinliklerindeki altın gibi saklı kalmış olan bu hazine çoktan meydana çıkmış olmalıydı. Ama öyle derinlerde kalmış, üzerine öyle pislikler yığılmıştı ki… Sanki dünyanın ve hayatın ona verdiği nimetleri birisi çalmış ve yine kendi ruhunun derinliklerinde bir yere gömüp bırakmıştı. Sanki bir güç onu hayat meydanına atılmaktan, iradesini ve zekâsını alabildiğine açıp harcamaktan alıkoyuyordu. Sanki gizli bir düşman daha yola çıkarken onu ağır eliyle yakalamış, insanlığın doğru yolundan uzaklara fırlatmıştı… Düştüğü ıssız ve vahşi ormandan kurtulup da doğru yola çıkması imkânsız görünüyordu; çevresindeki ve gönlündeki orman gittikçe sıklaşıyor, karanlıklaşıyor; dar geçitler kapandıkça kapanıyordu; zekâsındaki uyanıklık gittikçe azalıyor ve artık içindeki sönmüş güçleri bir an için uyandıramıyordu. Düşünme ve isteme gücü çoktan ve belki de umutsuz olarak felce uğramıştı. …”
Sayfa 115·Kitabı okudu