Dünya halinde mükemmelliği, başkalarının değerlendirmeleri ve görünen taraflarım üzerinden elde etmeye çalıştıkça, bir ayağım hep taşa takılıyor. Bunun yerine, düşüncelerimin düzenlenmesi bir bakıma eksik ama kusursuz bir mükemmellik hali oluşturur. Eksiklik, yolculuğun tamamlanmayacak bir yol olmasından ileri gelir.
Son ve olmuşluk yoktur, kusursuzluk yolda olmanın kendisidir.
Şüphe yok ki hiçbirimiz gerek kendimizden gerek yaşantımızdan, bütünüyle hoşnut değiliz. Mutlu hissetmenin, istediklerine sahip olduğunda mümkün olacağına inanman, zihnin en güçlü yanılgılarından biri.
...
Kusurlu ve eksik olan hayat değil, zihin yapımı düşüncelerdir. Yaşamın olduğu yerde belirsizlik vardır. Disipline edilmiş bir zihin, belirsizliğin ortasında dahi bölünmemiş bir sakinlikle kalabilir, kargaşanın içinde etkilenmeden durabilir.
Yaşamın kaotik döngüsü içinde yavaşlamak, kaybetmek gibi algılanıyor. Sanki duran geride kalacak. Bekleyebilmek, bu dünyaya ait olmayan üst düzey bir yetidir oysa.