Dünyadaki bütün yaratığı, ağacı, kuşu, böceği, insanı, her şeyi, her şeyi en derin sevgiyle kucaklardı. İliklerine kadar aşk duyardı dünyanın her şeyine. Yağmuruna, kışına, boranına, sıcağına, soğuğuna... Dünyanın en küçük, en değersiz şeyine bile kocaman açılmış çocuk gözleriyle, hayretle bakardı.
Türkiye'deki politikacı ve elit mensuplarına Türk halkı hakkındaki kanaatlarını sorunuz. Seçimi kazananlar bu halkın kuvvetli sezgisinden, irfanından, keskin zekasından, temyiz kudretinden bahsedeceklerdir. İktidarı kaybedenlere göre aynı halk ileriyi göremeyen, kendi çıkarlarının nerede olduğunu bilmeyen, alimden çok cahile kulak veten, kısa vadeli hırs ve iştahlarının esiri olan bir kitleden ibarettir. Her iki ifadenin arkasındaki motif aynıdır. İktidara gelenlerin de gelmeyenlerin de kendilerinden başka kimseye kıymet vermeyişleri.