Işığın her türlüsünden, umuttan ve herhangi bir şeyin daha iyiye gitmesi ihtimalinden tamamen uzakta, sert taş yüzeyler, çiğ balıklar, ürkekçe adımlar ve fısıltıyla konuşmakta geçirilen hepsi birbirinin aynı günlerden oluşma sonsuz bir silsile.
Bazı durumlar vardır, konuşmak ve her şeyi garantiye almak gerekir. Ama bazı durumlarda da sessiz kalman gerekir, çünkü havada dokunulmaz, değerli bir şeyler asılıdır ve sözlerin bir anda onları yok edebilir.
İki zor kavramdır bunlar. İşin zor kısmı hangi kuralı ne zaman uygulamaman gerektiğini bilmektir.
Tahsil ve terbiyeleri için servetler harcanmış iki efendinin bu kadar kolay parlamaması için herhalde birkaç kuşak daha geçmesi gerekecekti. Servete konmuş fakirin üç kuşak fakirlik kokması ve açlığın yerini açgözlülüğün alması yahut dinden çıkmış Müslümanın üç kuşak daha hacı yağı kokması ve takvanın yerini bağnazlığın alması belki doğruydu.