CALTUN

Zaman Yolculuğu Yorum
8/10
·352 syf.··
2020 29. kitabı
Serdar Kuzuloğlu'nun Zihnimin Kıvrımları isimli podcast serisinde bu kitabın varlığından haberdar olunca, hemen satın aldım. Çünkü Geleceğe Dönüş filminden beri Zamanda yolculuğa ilgim hat safhada. James Gleick, Wells'in sayesinde hayatımıza girmeye başlayan "zamanda yolculuk" fikrinin geçmişten günümüze kadar hem bilimkurgu eserleri, hem de bilim adamlarının çalışmalarını kendi fikirileriyle harmanlamış. Zamanın bizim için anlamı, gerçekte ne olduğu konularını gayet güzel incelemiş. Zaman zaman, anlamını bilmediğim teknik terimlere rastlayıp, google desteğiyle günde bir bölüm okuyarak kitabı bitirdim. (Sanırım zamanında boş işlere kullanmaya alıştırdığım beynim, bilgi alımı olduğunda çabuk pes ediyor. Ancak bu hızda gidebildim. :) ) Meraklılarına kitabı tavsiye etsem de şu uyarıyı yapmam gerekiyor. "Zamanda yolculuk" konulu bilimkurgu romanlarından sağlam spoiler yiyorsunuz. Örneğin H.G.Wells'in kitabı, Asimov'dan Sonsuzluğun Sonu ilk aklıma gelenler. Bunun dışanda dediğim gibi meraklısına tavsiyede edebileceğim zamanın bilimini ve felsefesini özetle anlatan bir kitap olmuş. . . Keyifle okuyun. .
Zaman YolculuğuJames Gleick · Koç Üniversitesi Yayınları · 201851 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Madam Bovary Yorum
Puan vermedi·396 syf.··
2020 28. kitabı
Madam Bovary, bazen bir iki sayfalık tasvirlerle beni sıksa da, dün sabaha karşı kanlanmış gözlerle bitirdim. Charles'a kederlenip bi sigara yaktım. :) . Madam Bovary yani Emma, tutkulu, yoğun aşk insanı ama bir o kadar da maymun iştahlı. Aslında aşk insanı doğru olmayabilir. Bence sadece maceraperest. Yaptığı yanlış evliliğin, sonuçlarına katlanamamasını, dönemin şartlarında bunların zorluklarını önceden okuduğum dönemin kitapları sayesinde anlayabiliyorum biraz. Şimdi boşanmak kolay olsa da, o dönemde sanırım bu işler biraz zor. Ancak bu zorluklara rağmen bende şöyle bi izlenim oluştu. Emma çabuk karar verip, çabuk sıkılan biri olduğu için hayalindeki insana kavuşmuş olsa bile, bir süre sonra ona ve kendine hayatı zindan edecekti. Rodolphe ve Leon la olan sohbetlerinde bunun ipuçlarını alıyoruz bence. Belki sizler bambaşka bi yerden bakıp, yaptığı bir hatayla hayallerine ulaşamamış, bunu düzeltmek için bir çok çaba sarfetmiş ama güvenilir bir insana rastlayamadığı içinde hayallerinin esaretinde kaybolup gitmiş de denilebilir. Hangi pencereden baktığınız bağlı. Bizim hayatlarımıza bakan pencerelerden, kimler, neler görüyor, kim bilir? Keyifli okumalar dilerim.
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,9bin okunma
Cesur Yeni Dünya' nın Düşündürdükleri
7/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Doğuyoruz ve o günden itibaren bir mutluluk arayaşına giriyoruz. Yaşımız ilerledikçede Dünya’dan memnuniyetimiz azalıyor. Bunun sonucunda düşünmeye başlıyoruz “Dünya’yı ben yönetseydim ne yapardım?” diye. Ve kimimizde az, kimimizde ise çok nükseden insanları dilediğimiz gibi yetiştirme, tek tipleştirme fikri içimizde yeşermeye başlıyor. (Maalesef en demokratiğimiz, hümanistimiz bile zaman zaman farkında olmadan bu tarz söylemlerde bulunabiliyor.) Benim merak ettiğimse şu: ortalama insan ömrü 70-80 yıl iken, neden bizden sonrası için bu kadar uğraşırız? . Cesur Yeni Dünya bir “tek tipleştirme” hikayesi bence. Huxley, eğer bir gün Dünya’yı tam anlamıyla yöntemeye yetebilecek bir güç doğarsa neler olacağına dair öngörülerini yazmış. Dinden, sosyal yaşama, siyasete dair bir çok konuya değinmiş yazar. Bu konularıda Dünya Devleti vatandaşı Berneard’ın sorgulamarıyla başlayaşarak ve Bernard’ın  sınırlar dışından getiridiği Vahşi(!) John’un bu yeni dünyayı algılayış biçimini anlatarak aktırır bizlere. . Ben sanırım distopyalardan biraz sıkıldığım için, biraz ara vererek okudum kitabı. Birkaç günlük aradan sonra tek seferde 120 sayfayı bitirdim gerçi. Sanırım sorunun bende olduğunun kanıtı. Eğer benim gibi distopyalardan ve onların aynı dünyayı tasvir edip durmasından sıkılmadıysanız içinde yaşadığımız dünyaya dair çokça mesajlar veren bir kitap. . Son cümlelerimi söylerken aklıma takılan bir şeyide belirteyim. Tek tipleştirmeye karşıyız, tamam. Ama ya bu savaşların, zulmün başka bir türlü sonu gelmeyecekse! . İnsanlık kavramının değerini yitirdiğini her geçen gün biraz daha görüyoruz. Bazen hayvanlarda biribirlerine kızdığında “insan” diye hareket ediyodur gibi geliyor. Ve bence, bizim “hayvan” kelimesini kullanımımızdan daha yerinde olur bu. . Sözü uzattım. Kusura bakmayın.
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Fareler ve İnsanlar (Aslında kitap yorumu değil düşündürdükleri.)
Puan vermedi·126 syf.··
2020 23. kitabı
Uyanıyoruz. Yaşam şeklimize göre değişen saatlerde. Kimimiz sabahın erken saatlerinde, kimimiz öğleye doğru, kimimiz geceyi gündüz yapmış akşamüstü belki. Ancak bir çoğumuzun ortak yanı gerçekleşmemiş ve gerçekleşemeyecek hayallerin olduğu bir güne uyanıyoruz. Çocukken toz pembe başlayan dünya serüvenimiz, en iyi ihtimalle siyaha değil de laciverte boyanıyor. Gerçek olmayacak düşlerin kasvetli dünyasına uyanıyoruz.  . Hayallerimiz mutluluğumuz oluyor. Ama bazen en mahrem hikayelerimiz oluyor hayallerimiz. Anlatamıyoruz alay edilmesinden korkup. Bazı hayatalar için bu yüzden, belki de hayat yaşananlardan ziyade yaşanamayanlardır.  . Çok derli toplu, uzun uzadıya bir okuma geçmişim olmasa da hayalleri betimlemeyi en başarılı bulduğum kitap Fareler ve İnsanlar. . Ana karakterlerden, hikayeden hiç bahsetmeyeceğim. Sıkılmadan tek oturuşta bitireceğinize kesin gözüyle bakıyorum çünkü. . Keyifle okuyun. . Not: Bu yorum çok yorgun bi kafayla yazılmıştır. Hatalar olduysa affedin.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,8bin okunma
Savaş ve Barış Yorum
Puan vermedi·1808 syf.··
2020 22. kitabı
29 Haziran'da başladım ve bugün yarım saat önce yolculuğum sona erdi. Daha önceleri okumaya niyetlenmiştim ancak ,okuduğum incelemelerde içindeki karakter sayısının çokluğundan bahsedince vazgeçmiştim. Yanılmıyorsam 600 karakterden bahsediyolardı. Evet doğru. Ama bizi ilgilendiren10-15 karakter olduğu için daha önce boşuna vazgeçtiğimi anlamış bulunmaktayım. Öncelikle bunu belirttim ki bu kitabı okumaya niyet olanlar benim gibi bu sebepten vazgeçmesin. Ayrıca hacminin büyük oluşuna da aldanmayın. Belki bir çok kitaptan daha hızlı okuyabileceğiniz bir kitap. Çünkü fazlasıyla akıcı. . İçeriğe gelecek olursak Napolyon Bonaparte in yönetiminde ki Fransa'nın Rusya ile olan savaşları ve Moskava yı işgal sürecini anlatıyor. Tolstoy bu süreci anlatırken hem tarihçilere eleştiriler getiriyor, hem insanın yaşamdaki yaşamdaki arayışını ele alıyor, hem de sosyolojik sorgulmalar yapiyor. Ve bütün bunları sağlam hikayenin içine özenle yerleştiriyor. Sıkılmadan hem Tolstoy'un fikirlerini, sorgulamalarını düşüneceksiniz hem de karakterlerin ilgi çekici hikayesine şahit olacaksınız. . Mutlaka okuyun. .
Edebiyat
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202125,9bin okunma