Zihnimin ondan kaçmak istediği bin bir kılığa girip bana söylenen her söze korkunç bir nakarat gibi karışıyor,benimle birlikte zindanımın iğrenç parmaklıklarına yapışıyor, uyanıkken yakamı bırakmıyor,çırpınışlarla dolu uykumda beni gözleyip rüyalarıma bir bıçak şeklinde giriyor…
“Düşünüyordum ki,o su,ancak uzaktan çok güzeldir. Onunla yakından temas etmek, bir sürü küçük fakat yekûnu büyük münasebetsizliklere katlanmaya mecbur olmak demektir.
Yaşım otuzu geçti. Bu manasız heveslere oyuncak olmanın bir macera telakki edileceği yaş değildir. Küçük şeyler için büyük fedakârlıklarda bulunmayı kabadayılık telakki edecek değilim ya?”