Biliyoruz ki eski Türkler, şimdi kurt dediğimiz yırtıcı ve vahşi hayvana böri derlerdi. Dikkat edilecek olunursa, bugünkü kurt sözümüzün de iki anlamı vardır. Türkler, yırtıcı ve korkunç kurdun yanında, “küçük böceklere” de kurt derlerdi. Kurt sözünün, böyle iki ayrı ve zıt manaya sahip olmasının sebebi nedir? Ortaasya’da 150 sene egemen olmuş bir imparatorluğa, Çinliler niçin “küçük kurt” adını vermişlerdi ?
Ortaya koyduğumuz bu sorular, ortaya atılmış ve söylenmiştir. Fakat bunun gerçek sebebi de, henüz daha açıklanmış değildir. Bu da, Türk düşünce tarihinin karanlık kalan bir bölümüdür.
Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.