Paul imparator olduğundan beri 12 sene geçmiş, artık evrende Muad Dib’in cihadı iyice yayılmış, yayılmanın hızının yavaşlama dönemine girmiştir. Bu cihat evrenin en kanlı dönemini neden olmuştur. 61 milyar insan katledilmiş, 90 gezegen yok edilmiş, 40 dinin kökü kurutulmuştur. Evrende artık Paul’un kurduğu bu despot düzenim karşısında birçok güç de beraberinde gelmiştir. Bu kitabın çoğu olay bakımından ilk kitap kadar yoğun değildir. Olaylar daha çok Paul’a karşı kurulan komplolar üzerinden ilerler. Paul üzerinden cihadın etkilerini anlarız; iç dünyasını ve düşüncelerini iyice öğreniriz. Paul artık nefret dolu, en yakınlarında bile korku uyandıran, entelektüel olarak yalnız bir adamdır. Başına geçtiği bu yalan din ve kontrolünden çıkan cihat, ona ahlaki bir yük ve ikilem getirir. Ne kadar sona erdirmek istese de onun gitmesinin bir şey değiştiremeyeceğini bilir. Çünkü cihat kendisinden büyüktür. Ölmesi, efsanesini daha da büyütecek; fanatiklerin daha çok şiddet ve kaos çıkarmasına sebep olacaktır. Bu noktada kitap bence fazla kaderci görüşü benimsemiştir çünkü 12 sene boyunca 61 milyar insanın katlinin cidden önüne geçemez miydi? Bana mantık olarak önüne geçebilirdi ve farklı yollar izleyebilirdi gibi geliyor.
Paul'un imparatorluğu ile ilgili önemli olan bir etken de şudur ki Paul’u bu kadar büyük bir figür yapan şey onun talihidir. Babasından öğrendiği liderlik ve yönetme şekli, annesinden öğrendiği Bene Gesserit irade ve analiz yöntemleri onu yetenekli bir yönetici yapar tabi ki. Ancak en önemli özelliği Kuisatz Qaderah olması ve gelecek ile ilgili kehanetleri görmesidir. Ve tabi ki peygamber rolünü üstüne geçirmesi. Bu yüzden yeteneksiz biri bile olsa bu sebeplerden inanılmaz bir güç elde etmesi kaçınılmazdır. Aslında demek istediğim sadece yönetme yeteneğine
Dune MesihiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20218,7bin okunma