Eş zamanlı olarak faaliyete geçirilen “eğitim kamplarına” kısa süre içinde yüz binlerce Uygur toplandı. Buralarda aylar boyunca endoktrinasyona tabi tutulan Uygurlar içinde çok sayıda âlim, akademisyen, eğitimci, doktor vb. insanın yer alması, kampların ismindeki “eğitim” vurgusunu boşa düşürüyordu.
Çin yönetiminin bütün dünyadan gelen tepkilerin ve artık inkâr edilemeyecek dereceye varan tanıklıkların ardından nihayet 2018’de varlığını resmen kabullenmek durumunda kaldığı kamplar, “Uygurları, maruz kaldıkları hastalıklı düşüncelerden ve fikri virüslerden temizlemeyi amaçlayan birer yatılı okuldu.” Burada kastedilen hastalıklı düşünceler ve fikri virüsler, elbette İslamiyet’in ta kendisinden başka bir şey değildi.