cânfersâ

Tahlil Yayınları'nda %50 indirim mevcut, okurlarına duyurulur ⚠️ x.com/i/status/200499...
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

cânfersâ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·82 syf.·
545 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 23:22
·
2025 2. kitabı
Nurullah Genç
8.9/10 · 611 okunma
Gül alırlar gül satarlar Gülden terazi tutarlar Gülü gül ile tartarlar Çarşı pazarı güldür gül.
Sayfa 77 - (Ümmi Sinan)·Kitabı okudu
Şiir
Köşe bucak her yerin (caddeler, sokaklar, dükkânlar, marketler, oteller vb.) kameralarla izlendiğini zaten biz de görebiliyorduk. Kameraların aynı zamanda yüz ve retina taraması yaptığını, ayrıca yakın çevresindeki bütün sesleri kaydettiğini öğrendim sonra. Günlük sohbetlerden telefon konuşmalarına... Bu, ziyaret ettiğimiz şehirlerde insanların neden sessiz sessiz oturduğunu, sokaklarda niçin hararetli sohbet ve muhabbet meclislerine rastlamadığımızı da açıklıyordu. ​Uygurlar “potansiyel birer terörist” olarak görüldüğü için, günlük kullanımdaki bütün bıçak, kama, satır, keser vb. aletler QR kodlarla herkesin kimlik kartına tanımlanmıştı. Toplu taşıma araçlarında bıçak ve çakmak taşımak kesin şekilde yasaktı. Pilavcıdaki manzara, Uygurlarca kullanımına hasbelkader müsaade edilen kesici aletlerle ilgili “güvenlik” tedbirlerinin zorunlu olduğunu gösteriyordu. Sanki her bir Uygur, eline geçirdiği satırla sokakta Çinlilere saldırmaya hazırlanıyormuş gibi... ​Bunlara ilaveten, Uygurların evlerinde “normalden fazla” yiyecek depolaması yasaklanmıştı. Normal veya anormalin ölçüsünü doğrudan Çin hükümetinin belirlediğini söylemeye gerek yok sanıyorum. ​Ayrıca hiçbir Uygur, “mantıklı bir gerekçe olmaksızın” dambıl ve ağırlık setleri, harita, pusula, teleskop, uzun halat ve çadır satın alma hakkına sahip değildi. Tüm bunların alınması, satılması veya kullanılması, bir dizi resmi prosedüre bağlanmıştı. Yasak listesine konulan malzemelerin edinilmesi, Çin devleti tarafından “ayaklanma hazırlığı” şeklinde değerlendiriliyordu.
Sayfa 107·Kitabı okuyor
1000k
Özellikle bir Müslüman olarak azınlığa düştüğüm yabancı memleketlerde veya çevrem tamamen “ladini” unsurlarla sarıldığında, Hz. Peygamber’in [sav] Mu’te seferine gönderirken Abdullah bin Revâha’ya ettiği şu tavsiye hep aklıma gelir: “Sen yarın Allah’a çok az secde edilen bir beldeye varacaksın. Orada secdeleri çoğalt!” Allah’ın az hatırlandığı yerlerde zikre, namaza, Kur’ân’a yoğunlaşmak nebevi bir emirdir bizim için. Bereketi mayalamak ve gittiğimiz her yere yaymak adına…
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Din