Canan Tan - Yüreğim Seni Çok Sevdi
Puan vermedi·444 syf.··
2026 21. kitabı
Piraye'de olduğu gibi yine eğitimli, aşka mesafeli ve uçarı bir kız; zengin ve bunu göğüslemeye çalışan bir erkek, yazlık ve çalıştığı için buraya gelemeyen baba, erkeğin ailesinin kızı istememesi, sevgilisi olan en yakın arkadaş (tam Türk dizisi) senaryosudur. O eserde de karakter davranışlarında bir şımarık çocuk tutarsızlığı, sinamekilik tadında olaylar cereyan ederken bunda da benzerleri yaşanır. Canan Tan'ın çok derinlikli bir yazar olmadığını düşündüm. Bence Elif Şafak çok çok daha derin bir isim. Aslı Bursa'da yapılacak akademik bir etkinlik için rektörden davet alır. Hem tez yazmaktadır ve az bir zamanı kalmıştır hem de maziden kalan bir yara olan ve konuşma yapacağı yere Bursa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılacak olan Murat Alkanlı'yı davetliler listesi içinde görmüştür. Yine de ismi görünce daveti kabul eder. Aslı özgürlüğüne düşkün ve uçarı bir kızdır. Murat onun üniversite aşkıdır. Kızlar ona hayrandır ancak onun ilgisi Aslı'nın üzerindedir. Aslı da ondan hoşlanmaktadır ancak onun aşık olmak konusunda bir yetersizliği vardır. Aslı'nın babası İTÜ inşaat fakültesi mezunu bir mühendistir. Aydın ve solcu, bababacan bir adamdır. Aslı da İTÜ İşletme Fakültesi'ni kazanır. En yakın arkadaşı Ferda da aynı fakülteyi kazanmıştır ve birlikte okurlar. Ferda'nın dersaneden Bursalı Emre isminde bir erkek arkadaşı vardır. Çocuk sürekli Murat isimli çok yakın bir arkadaşından bahseder. Alkanlı Holding'in veliahtı, hazırlık okumamak için İngiltere'ye dil okuluna gitmiş, sırf dershane okumak için İstanbul'a gelip arkadaşını da yanında götürmüş bir gençtir. Sosyalist temayülle büyütülen Aslı daha hiç tanımadan çocuk hakkında adeta bir sınıf kini duyar. Sonunda Murat'la tanışırlar ve Aslı'nın çocuğu oldukça beğenir. Murat'ın arabası olmasına rağmen okula
Yüreğim Seni Çok SevdiCanan Tan · Doğan Kitap · 201638,7bin okunma
10/10
·120 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:45
Kalp bir kastır. Yorulur. Ama bazen asıl yorulan, onu taşıyan insandır. Kalp Bir Kastır Yorulur, yalnızca aşkı ya da ayrılığı anlatan bir roman değil; insanın kendisiyle, geçmişiyle ve taşıdığı görünmez yüklerle kurduğu ilişkiyi anlatan bir hikâye. Canan Sancak’ın dili sade ama duyguyu doğrudan aktarmak yerine satır aralarına bırakan bir yapıya sahip. Bu da kitabın en sevdiğim taraflarından biri oldu. Okurken karakterlerin ne hissettiğini size uzun uzun anlatmıyor; küçük ayrıntılarla bunu hissetmenizi sağlıyor. Böyle olunca hikâyenin duygusu daha gerçek ve daha kalıcı geliyor. Kitabın temposu yüksek olaylarla ilerlemiyor. Daha çok karakterlerin iç dünyasına, kırılma anlarına ve zamanla değişen ruh hâllerine odaklanıyor. Bu nedenle hızlı tüketilecek bir romandan çok, sindirilerek okunmayı hak eden bir eser olduğunu düşünüyorum. Özellikle karakterlerin yaşadığı iç çatışmalar ve duygusal yükler inandırıcılığını hiç kaybetmiyor. En beğendiğim yönlerinden biri ise karakterlerin kusurlu olmasıydı. Kimse tamamen haklı ya da tamamen haksız değil. Bu gri alanlar hikâyeyi daha insani kılıyor. Hayatta olduğu gibi burada da insanlar bazen doğru şeyi bilse bile yanlış kararlar verebiliyor. Roman boyunca tekrar tekrar karşıma çıkan düşünce ise şu oldu: İnsan bazen en ağır yükünü başkalarına değil, kendine taşır. Kitap da tam olarak bu görünmeyen yüklerin insanı nasıl yavaş yavaş tüketebildiğini samimi bir dille anlatıyor. Eğer büyük olaylardan çok karakter odaklı, duygusal derinliği olan ve okuduktan sonra üzerine düşündüren romanları seviyorsanız, Kalp Bir Kastır Yorulur şans verilmesi gereken kitaplardan biri. Bazı kitaplar bittiğinde hikâyesini unutursunuz. Bazıları ise geride bir duygu bırakır. Kalp Bir Kastır Yorulur benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu.
Kalp Bir Kastır YorulurCanan Sancak · Can Yayınları · 202617 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap yorumum
10/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Merhaba Arkadaşlar, bugün sizlere içimde derin izler bırakan, duygu yoğunluğu yüksek bir şiir kitabıyla karşınızdayım. Canan Şahin'in "Yalnızlığımı Sustum" adlı şiir kitabı; yalnızlığı, kırgınlıkları, içsel çığlıkları ve insanın kendi ruhuyla verdiği mücadeleyi anlatan etkileyici bir eser. Bu şiirleri okurken zaman zaman hüzünlendim, zaman zaman kendimi satırların içinde buldum. Özellikle yalnızlık ve içsel sessizlik duygusu kitabın her sayfasında derinden hissediliyor. Kitapta yer alan şiirler kısa ama anlam bakımından oldukça yoğun. Her şiirde yazarın yaşanmışlıklarını, kırgınlıklarını ve ruhunun en derin tarafını görmek mümkün. Kelimeler bazen bir gözyaşı gibi akıyor, bazen de insanın içine işleyen sessiz bir çığlığa dönüşüyor. Özellikle yalnızlık temasının bu kadar samimi ve gerçek bir şekilde anlatılması kitabı daha da etkileyici hale getiriyor. Bu kitap bana duyguların bazen konuşmadan da anlatılabileceğini hissettirdi. Eğer siz de duygu yüklü, insanın iç dünyasına dokunan şiir kitaplarını seviyorsanız bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Bize böylesine içten ve anlamlı bir eser sunduğu için değerli yazarımız Canan Şahin 'e teşekkür ediyor, kaleminin daim olmasını diliyorum.
İnceleme
Yalnızlığımı SustumCanan Şahin · İkinci Adam Yayınları · 20263 okunma
Duygusal ve romantik
Puan vermedi
Canan Tan'ın Piraye romanını okumuştum. Gerçek hayattan alınması ilgimi çekmişti, beğenmiştim. Yüreğim Seni Çok Sevdi romanını ise arkadaşım hediye etti. çok hızlı okudum. Canan Tan kitapları çaba gerektirmeden okunan kolay kitaplar. İstediğiniz duyguyu da veriyor. Romantik mi olsun romantik veriyor, duygusal mı olsun duygusal... Edebiyat beklemeden okuduğunuzda büyük zevk alırsınız. Yüreğim Seni çok Sevdi kitabında da durum böyle. içinde şiirler olması çok hoşuma gitti. herkesin yaşadığı gibi bir aşk. Sıradan denebilecek bir aşk. Ama okuyunca "Benim de başıma geldi, Allah kahretsin be!" diyorsunuz. Ama bu kitaptan Leyla ile Mecnun hikayesi beklemiyorsunuz.
Yüreğim Seni Çok SevdiCanan Tan · Doğan Kitap · 201638,7bin okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
İnsanın tarihi geçmişim kültürü ataları mirası ne kadar kıymetli bir anlayabilse. Tarih yaşanıp biten birşey değil ders çıkarılması gereken her bilgi de yepyeni dünyalar açan sihirli gizemli bir şey. Hocamızın bu kitabı da keyifle okunacak ve çok şey öğrenilecek harika bir eser.
Selçuklu’nun ŞifreleriTalha Uğurluel · Kronik Kitap · 2017712 okunma
Canan Tan’ın Piraye'sine Eleştirel Bir Bakış
5/10
·431 syf.··
2026 30. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:24
Canan Tan’ın Canan Tan Piraye Piraye romanı, okuyucuya "modern, özgür ruhlu, kendi ayakları üzerinde duran ve çok yükseklerde yaşayan bulunmaz bir kadın" imajı pazarlayarak başlar. Ancak sayfalar ilerledikçe yazarın bakış açısıyla okurun gerçekliği arasındaki o derin uçurum açılır. Çünkü karşımızda iddia edildiği gibi ne destansı, büyük bir aşk vardır ne de gerçek anlamda güçlü bir kadın karakter. Karşımızdaki Piraye, aslında son derece silik ve çelişkilerle dolu bir figürdür. Piraye’nin bu ikiyüzlü duruşu, hayatındaki erkeklere gösterdiği o muazzam tolerans tezatlığında saklıdır: İlk Perdede Kolayca Silinen Masumiyet: Üniversite yıllarında hayatına giren, kendisiyle Nazım Hikmet şiirleriyle konuşan, edebiyatla iç içe o masum çocuğu en ufak bir şeyde "benim dengim değil" kibriyle tek kalemde hayatından çıkarır, üzerini acımasızca çizer. Kendini çok yüksekte gördüğü için ona hiçbir tolerans göstermez. Feodalitenin Karşısında Eğilen Gurur: Aynı Piraye, üniversite ortamında kendini "ağa" gibi tanıtıp hava atan, ama kendi memleketine ve töresine girdiğinde ailesinin karşısında tek bir kelime bile edemeyen, kendi kararlarını alamayan muazzam ezik ve silik bir adam olan Haşim’in karşısında ise adeta el pençe divan durur. Haşim’in ve ailesinin o baskıcı, feodal dünyasına gösterdiği ucu bucağı gelmeyen tolerans, Piraye’nin o "bağımsız kadın" maskesini tamamen düşürür. Bu durum, ortada kör kütük bir aşk olmadığını; aksine Piraye’nin bilinçaltında o ailenin gücüne, toplumdaki yerine, zenginliğine ve statüsüne duyduğu gizli bir hayranlık olduğunu gösterir. Kendini erişilmez ve bulunmaz Hint kumaşı zanneden bu kadın, gerçek hayatın içine ve o töre çarkının çelişkilerine daldığında hiçbir ağırlık koyamaz. Ne o hayata tam anlamıyla isyan edebilir ne de savunduğu değerlerin arkasında
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma