Herkesle aynı olmaya çalışmak aslında bakarsak, en ciddi hastalık olmasına rağmen, kendisi olmaya çalışan insanlar ve kendisi olamayan insanlar, toplumda "deli" olarak anıldı.
Paulo' da bu gruba dahil. "Sanatçı" olmak istemesine rağmen ailesi ve çevresinde genel inanış yüzünden, Paulo, akıl hastanesine yatırılmış ve birçok badire atlatmış olmasına rağmen bu kadar büyük bir yazım sanatçısı olması ve kendisini, "deli" olarak görmelerine aldırmadan, olmak istediği insana dönüşmesi, yüce bir insan olduğunu kanıtlamaya yeter.
Kitap her nekadar 216 sayfa olsa da, aslında içeriğindeki mananın derinliği sayesinde, kitap hakkında bir 216 sayfa daha inceleme yazılabilecek bir anlatıma sahip. O yüzden bu sade ve akıcı kitabı her sayfasında hissederek okumakta fayda var.
Kendimiz olabilmek için toplumun bize çizdiği imaja veya genele uygun gördüğü normal insan karakterine uygun davranmaya çalışan insanlar tüm enerjisini tüketiyor ve özbenliğine ulaşmak için gereken enerji hep eksik kalıyor.
Herkes gibi olmaya çalışan insanlar acılaşmış(günümüzde iş, ev, yemek, televizyon, toplumun dediği her şeye uyanlar, tabir caizse koyunlar bu gruba dahil), kendisi olmaya çalışan farklı ve aklı başında insanlar da, sonunda ya deliriyor ya da çoktan delirmiş gözüyle bakılıyor.
Veronika ise, başarısız bir intihar girişimden sonra gözlerini açtığı Villete Akıl Hastenesinde sayılı günleri kaldığını bilerek ve ölümü bekleyerek geçirdiği sürede hissettiklerini ve yaşadıklarını aktarırken, Veronika ve çevresindekiler "ölüm bilinci" sayesinde yaşama daha yoğun bağlanmanın değerini anlıyorlar.