Kitabı okudukça geçmişin izleri gözünüzün önünde tekrar belirecek ve beliriyor. Çünkü yaşanmış olan ve çözülememiş bazı olaylar kitabı okurken anlamlı hale geliyor. Anladım demek bu yüzden böyle olmuş diyorsunuz. Anne, baba olacaklara ve hayatının bir noktasında ait olamama hayata yerleşememe gibi sorunlar yaşayanlara tavsiye edebileceğim bir kitap, okuyanlara şifa olsun.
Kendi ebeveynliğime dair kazanımlar elde edebildiğim bir eser oldu. Onun dışında sanırım sosyal medya içerikleri daha verimliydi. Sanırım bu durum benim beklentim kaynaklı oldu.
Bir Aile MeselesiZeynep Cihangir Çankaya · Doğan Kitap · 2025897 okunma
BERNARDA ALBA’nın EVİ
Merhaba sevgili okur 22 Mayıs 2026 tarihinde Çankaya Akün Sahnesinde izleme fırsatı bulduğum #bernardaalbanınevi adlı tiyatro oyununun yorumu ile karşınızdayım. Öncelikle orijinal metne sadık kalınarak hazırlanmış şahane bir oyundu. Ben çok beğendim .
Ailesinden miras aldığı katı geleneklere körü körüne bağlı olan Bernarda, kocasının ölümüyle beş kızı, yaşlı annesi ve hizmetçileriyle sekiz yıllık bir yas sürecini başlatır.
“Sekiz yıllık yas süresince, sokaktan hiçbir esinti bu eve girmeyecek. Kapıları ve pencereleri tuğlalarla ördüğümüzü varsayacağız. Babamın evinde ve dedemin evinde de durum böyleydi.”
Ancak bastırılan her duygu, kapalı kapılar ardında görünmez bir fırtınaya dönüşür. Kız kardeşler arasındaki gizli bakışlar, fısıltılar ve kıskançlıklar, Bernarda’nın kurduğu bu sahte düzenin temellerini sarsmaya başlar.
Baskıcı bir ortam, boğucu bir sıcaklık, hiçbir sırrın uzun süre saklanamayacağı ve dedikodunun sosyal hayatın merkezinde olduğu bu kasabada erkekler tarafından neredeyse susturulan kadınlar, kasabanın diline düşebilecekleri herhangi bir sebep için birbirlerini gözetler dururlar. Kadınlara karşı adaletsizliği, sosyal ikiyüzlülüğü ve muhafazakâr ahlakı tasvir etmenin yanı sıra, Bernarda'nın hizmetçileriyle olan ilişkisinde açıkça görülen sınıf ayrımıda dikkat çekmektedir. Öyle ki, anneler kızlarına kendilerinin çektiği aynı eziyetleri yaşatmaktan çekinmezler ve belki de erkeklerden daha büyük bir fanatizmle, önce babanın sonra da kocanın kızları üzerindeki egemenliğini savunurlar.
"Burada benim sözüm geçer! Gölgeler bile benim iznim olmadan kımıldayamaz!" diyen bir otoritenin, insan ruhunun en saf arzusu karşısında ne kadar çaresiz kalabileceğine tanıklık edeceksiniz. Bu evde yas sadece siyahlara bürünmek değil; yaşama arzunu diri
Çankaya gibi bu eser de anektotlar şeklinde kaleme alınmıştır. Zeytindağı Kudüs'te bulunmaktadır. Yazar 1. Dünya Savaşı'nda yedek subay olup Cemal Paşa'nın emir subaylığını yapmıştır. Eseri okurken bende oluşan izlenim sürekli boşa kürek çekmiş bir milleti hissetmekti. Alâkamız olmayan, madden bir katkı alamadığımız topraklar için başka milletlerin meselelerinin ortalarında kalmış; maddî, manevî ve beşerî kayıp vermiş; Karşılığında yine kin ve ihanet almışız desek yeridir. Aslında Cemal Paşa'nın ne kadar önemli bir adam olduğunu da eserden kavradım diyebilirim. Zamanının ötesinde bilgili ve yetkili, tam bir vatanseverdir. Şatafatı sever ama yolsuzluk yapmaz, devlet malına dokunmaz. Filistin ve Suriye'de görevlendirildiğinde oraların hem iskânı hem güvenliği için profesyonelce uğraşmış hâttâ oralar kaybedildiğinde Anadolu'ya bakarak bu hizmetleri bu topraklarda yapmış olmayı dilemiştir. İstifası da Kudüs'ün düşmesi sonrasında olmuştur. Atay da Enver yerine Cemal Harbiye Nazırı olsa 1. Dünya Savaşı'na dahi girmeyeceğimizi "Keşke" diyerek anlatır. Ancak İttihat ve Terakki'nin yaptım olduculuğunun ikisinde de olduğunu aktarır. Cemal Paşa "Yok kanun, yap kanun." Enver paşa "Yaparım olur, bozarım olmaz " diyerek aslında bir arkadaşımın "İttihat ve Terakki günümüzün akp'sidir." sözünü de desteklemiştir.
Daha önce Twitter'da denk geldiğim Hicaz'a yapmak yerine Doğu vilayetlerine tren yolu yapmayı öneren düşüncenin Talat Paşa tarafından düşünüldüğü ancak buna Ruslardan izin almadan girişilemeyeceğini eserde bir anekdotla aktarır. Yine güzel bir nokta, yazar gençliğinde hayalindeki Türk devleti için Enver'in de ortadan kalkması gerektiğini düşünmektedir. Ona göre Almanya savaşı kazansa bile Enver'le birlikte Orta Çağ İslamiyet zihniyeti olanca yeşilliğiyle devam edecektir (tam
Tam bir sıhbet havasında olan okuyucuyu sıkmayan hepimizin aynı yollardan geçtiğini vurgulayan tatlı bir kitaptı. Bence kişisel gelişime katkısı olan bir kitap. Tüm diğer kişisel gelişim kitapları gibi bunda da iş yine kişiye düşüyor.Aslında hepimiz 3 aşağı 5yukarı ne yaoacapımızı biliyoruz ama iş uygulamaya gelince tıksnıp kalıyoruz. tavsiye ediyorum
Bir Aile MeselesiZeynep Cihangir Çankaya · Doğan Kitap · 2025897 okunma
Falih Rıfkı Atay tarafından yazılan Çankaya, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını, Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini anlatan önemli bir eserdir. Kitapta Osmanlı Devleti’nin son döneminden başlayarak yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına kadar yaşanan siyasi, toplumsal ve kültürel değişimler ele alınır. Yazar, birçok olaya yakından tanıklık ettiği için anlatım gerçekçi ve samimi bir hava taşır.
Eserin temel amacı, Atatürk’ün liderliğini, düşünce yapısını ve Cumhuriyet’in hangi zor şartlar altında kurulduğunu okuyucuya aktarmaktır. Kitapta yalnızca savaş yılları değil; inkılap süreci, devletin yeniden şekillenmesi ve toplumun modernleşme çabaları da anlatılır. Bu yönüyle eser, hem tarihî hem de düşünsel bir içerik taşır.
Çankaya’nın verdiği en önemli mesajlardan biri, güçlü bir toplumun ancak akıl, birlik ve çağdaş düşünceyle ilerleyebileceğidir. Aynı zamanda eser, bir ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için kararlı bir liderliğin ve halk desteğinin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Genel olarak Çankaya, yalnızca bir biyografi ya da tarih kitabı değil; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ruhunu yansıtan değerli bir eserdir.