O insan, şunu sezer: Bu düzen, kendini gösterdiği kadar sağlam değildir; hiçbir nesne, hiçbir biçim, hiçbir Ben, hiçbir ilke güvenilir nitelik taşımaz, her şey görünmeyen, ama sürekli bir değişim içerisindedir, sağlam olmayanda olana göre çok daha fazla gelecek vardır, ve şimdiki zaman, henüz ötesine geçilememiş bir varsayımdan başka bir şey değildir.
Ey Farklı-kadın, hiç düşündün mü senin bana, benim sana nasıl da görünmez olduğumuzu? Hiç düşündün mü ne kadar cahiliyiz birbirimizin? Birbirimizi görmeden görüyoruz birbirimizi. Birbirimizi duyuyor ve sadece kendi içimizdeki sese kulak veriyoruz.
Üzüntülerimizi bir başkasına, sırf ona acı çektirmek için, acılarımızı üstlensin diye itiraf ederiz. Onu kendimize bağlamak isteseydik sadece soyut acılarımızı anlatırdık, bizi seven herkesin içtenlikle benimsediği acıları…